(2918 S. K. m. 24, 94) (6762 S. K. m. 1303)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ünye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.2004 tarih ve 2002/73-2004/432 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ümit Özkan vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Asıl davada davacı vekili, davalılardan Osman'ın müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın, sürücü belge sahibi olmayan ve aynı zamanda alkollü olan Mehmet Özkan'ın yönetiminde iken, Erol Mete'nin ölümüne neden olması sonucu, ölenin yakınlarına 1.625.000.000.-TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, genel şartlar uyarınca bu miktarın davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Osman Sarı, aracı olay gününden bir gün önce Ümit Özkan'a sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, sürücü belge sahibi olmayan ve aynı zamanda alkollü olan Mehmet Özkan'ın yönetiminde iken Erol Mete'nin ölümüne neden olması nedeniyle, ölenin yakınlarına 1.625.000.000.-TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, genel şartlar uyarınca bu miktarın davalı araç maliki Ümit Özkan'dan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ümit Özkan vekili, rücu şartlarının oluşmadığını, kusur oranını kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada davalılardan Osman Sarı yönünden, davanın husumet nedeniyle reddine, Mehmet Özkan yönünden karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davada ise, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ümit Özkan vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, zorunlu trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu araç için taraflar arasında 26.07.1996 tarihinde bir yıl için zorunlu trafik sigorta poliçesinin düzenlendiği, olayın 05.03.1997 tarihinde meydana geldiği, asıl davada davalılardan Osman Sarı'nın olay tarihinden bir gün önce 04.03.1997 tarihinde aracını birleşen davada davalı Ümit Özkan'a noter aracılığıyla düzenlenen sözleşmeyle sattığı, anlaşılmaktadır.
TTK.nun 1303 üncü maddesi hükmünün aksine, 2918 Sayılı KTK.nun 94 üncü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 9 uncu maddesi uyarınca, sigorta ettiren araç işleteninin (davalı Osman Sarı'nın) devri 15 gün içinde sigortacıya (davacıya) bildirmesi gerekmekte olup, sigortacının da yeni işletenle sigorta sözleşmesini devam ettirip ettirmemek hususunda taktir hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı KTK.nun 24 üncü maddesi uyarınca, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi veya zeyilname ibraz edilmeden bir aracın yeni malik adına trafik siciline tescil edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, olay tarihi itibariyle davalılardan Osman Sarı'nın işleten sıfatı kalmasa da davacı sigortanın iddiasına göre davacı ile olan sözleşme ilişkisi devam ettiğinden davanın doğru hasıma yöneltildiğinin kabulü gerekir. Zira, noter satış tarihi haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşısa da, sözleşme ilişkisine dayalı bu tür davalarda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davalılardan sigorta ettiren Osman'ın 2918 sayılı KTK.nun 94 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 9 uncu maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılması, devir işleminin bu şekilde davacı sigortaya bildirilmemiş olması halinde, davalılardan Osman'ın işleten olmasa da olay tarihi itibariyle sigorta ilişkisini sürdürdüğü kabul edilerek sorumluluğu cihetine gidilmesi, devrin davacı sigortaya bildirilmiş olması halinde ise artık davalılardan Osman'ın sorumluluğunun bulunmadığı, düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı sigorta ve davalılardan Ümit Özkan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı sigorta ve davalılardan Ümit Özkan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı ve davalılardan Ümit Özkan yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı sigorta ve davalılardan Ümit Özkan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy