(6762 S. K. m. 3, 11, 12, 14, 18, 1301) (YHGK. 21.09.1983 T. 1980/11-2721 E. 1983/823 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 26. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2004 tarih ve 2002/810-2004/591 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davalılar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın hizmet kusuruna dayanması nedeniyle idari yargının görev alanına girdiği için dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı Yusuf Aksoy Koll. Şti. aleyhine açılan davanın kabulü ile 4.378.000.000 TL rücuan tazminatın faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsiline dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının yerinde bulunmasına göre, davacı vekilinin bu davalıya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davalıya yönelik verilen kararın onanması gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak yapılan ödemenin zarar sorumlularından rücuan tahsili istemine ilişkindir.
TTK. nun 18 inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın 12/11 inci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanunun Ek 5 inci maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, Ek 6 ncı maddesi de 5363 sayılı Ankara su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanunu 23.11.1981'de yürürlükten kaldırmış bulunmaktadır. Böylece, ASKİ'de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, bu tarihten sonra 2560 sayılı Kanuna tabi olan ASKİ'nin, gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK. nun 18/1 inci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK. nun 3 üncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini 21.09.1983 gün ve Esas 1980/11-2721 Karar, 1983/323 sayılı kararında benimsemiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17 Esas 1959-15 Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı mevcutsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı yasanın hükümleri karşısında anılan içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu hususlar, YHGK.nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında da aynen kabul edilmiştir.
Bu durum karşısında, TTK. nun 3, 11, 12/11, 14, 18/1 inci maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalı ASKİ'nin tacir, davacının dayandığı olayın ise haksız eylem niteliğinde olduğu ve tacirin haksız eyleminden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak, ASKİ hakkında açılan davada yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde bu davalı yönünden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy