(818 S. K. m. 83) (3095 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2002/1363-2004/143 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Setur A.Ş'nin yetkili acentesi sıfatıyla davalı şirket yetkililerinin bir tura katılması için anlaştıklarını, rezervasyonun zamansız şekilde iptal edildiğini, zarara neden olduklarını ileri sürerek, 800 USD'nin dövize uygulanan en yüksek mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince seyahat organizasyonunun makul sürede iptal edildiğini, bir zararının doğmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş, karşı davasında da davacı şirkete ödenen 500 USD'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın ret edilerek kesinleştiği, sözleşmenin iptal edildiği, davalı-karşı davacının kaparo olarak vermiş olduğu paranın iade edilmediği, davacı-karşı davalıda kalacağı yönünde sözleşmede hüküm bulunmadığı, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı gerekçesiyle, asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kabulüne, 500 USD'nin 26.04.1999 tarihinden itibaren yıllık %10 faiziyle BK.nun 83 üncü maddesine uygun şekilde davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, sözleşmenin iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini, karşı dava ise ödenen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca araştırma yapılarak ve taleple bağlı kalınarak hükmedilen yabancı para alacağının 26.4.1999 tarihinden itibaren %10 temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir vadeli mevduata uyguladığı faizin değişken özelliği dikkate alınmadan yazılı şekilde sabit oran üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2 nci maddesindeki ...yıllık... ibaresinden sonra gelmek üzere ...%10'u aşmamak üzere devlet bankalarının bir yıl vadeli USD hesabına uyguladığı değişen orandaki en yüksek... ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy