(818 S. K. m. 97)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.12.2002 tarih ve 2004/963-2004/1355 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 günde davacı avukatı H. N. B. ile davalı avukatı Metin Dede gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının Etiler Şubesi'ndeki hesabında bulunan 25.200 USD tutarındaki parasını yazılı ve sözlü talimat olmaksızın davalının, 21.02.2001 tarihli devalüasyon öncesi TL. na çevirdiğini öğrenen müvekkilinin parayı döviz olarak istemesi üzerine davalının, paranın ancak EFT ile başka bir bankaya gönderilebileceğini bildirdiğini, kendisini haksız olarak zarara uğratan banka ile çalışmak istemeyen müvekkilinin, 23.02.2001 tarihinde faks ile verdiği talimat ile 17.000.000.000 lira olarak Akbank Sahrayı Cedit Şubesi'ne EFT ile gönderdiğini, dolayısıyla müvekkiline 25.200 USD yerine 15.543 USD ödenmiş gibi olduğunu, bakiye 9.957 USD alacağı kaldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözlü talimatı üzerine işlemin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının, yazılı talimat olmadan hesaptaki parayı TL. hesabına geçirmesinin ağır kusur oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, hesabın 21.02.2001 günü TL. na çevrilmesinden sonra, 22.02.2001 günü repo faizi uygulandığı, aynı gün hesaptan 400.000.000 lira çekildiği, 23.02.2001 günü de davacının EFT ile 17.000.000.000 liranın başka bir bankaya transferini sağladığı, bu şekilde davalı işleminden haberdar olduğu, para çekme sırasında çekince koyduğunu davacının iddia ve ispat edemediği, aradan bir yıl geçtikten sonra bu davayı açtığı, bu süreç dolayısıyla davacının işleme icazet vermiş olduğunun kabulü gerekip gerekmediğinin tartışılmadığı gerekçesiyle, davalı yararına bozulması üzerine, bozmaya uyulmuş ve davacının, bozma ilamında açıklanan şekillerde işleme icazet verdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, döviz hesabındaki paranın talimat olmaksızın TL. na çevrilip, davacının başka bir TL. hesabına yatırıldığı iddiasına dayalı zararın tahsili istemine ilişkindir.
Bozma ilamında, davacının işleme icazet vermiş olduğunun kabulünün gerekip gerekmediği hususunu mahkememi tartışmadığı bildirilmiş, bozmaya uyan mahkemece, yazılı gerekçelerle davacının işleme icazet verdiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, benimseme olgularından biri olarak, davalının 21.02.2001 günü yaptığı dava konusu işleminin ertesi günü olan 22.02.2001 günü itibarıyla hesaptaki toplam tutara repo faizi uygulandığı kabul edilmiş ve bu olgu bu şekilde, bozma ilamında, tartışılması gereken olgulardan biri olarak açıklanış ise de, bu saptama doğru olmayıp, maddi hataya dayalıdır. Nitekim bozmadan önce üstelik davalının delil listesinde dayandığı delillerden birinde, davalı banka, Hazine Planlama ve Operasyon Müdürlüğüne gönderdiği yazılarda 22.02.2001 ve 23.02.2001 tarihinde davacı hesabına repo yapılmasının unutulduğu bildirilmiştir. Bu durumda, davalının, davacıdan telefonla repo talimatı almaları nedeniyle TL. na çevirme işlemi yapıldığına ilişkin savunmasının aksi, bizzat davalının getirdiği bir başka delil ile ortaya konmuş olmaktadır. Bozma öncesi verilen hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, repo işleminden hiç bahsedilmemiştir. Hesap hareketlerine ilişkin banka dökümünde de 22.02.2001 günü repo işlem hareketi yazılı değildir. Bu itibarla, hesaptaki paranın tümüne repo işlemi yapıldığından bahisle davacının işleme icazet verdiği sonucuna varılması dosya kapsamına uygun düşmemiştir. 22.02.2001 günü hesaptan 400.000.000 lira para çekilmesinin de, çekilen paranın TL. hesabından çekilmesi ve repoda biriken bir paradan çekildiğine ilişkin bir hesap hareketinin bulunmaması karşısında, bunun dahi benimsemeye bir işaret olarak yorumlanması doğru değildir. Davacının, dava dışı bankaya EFT talimatı ile 23.02.2001 günü yaptığı transferin, dava dilekçesinde de ileri sürüldüğü üzere, davacıyı haksız olarak zarara uğratan bir banka ile daha fazla çalışmak istemeyen davacının bankaya gösterdiği bir tepki olarak yorumlanması, diğer anlatımla transferin icazet hallerinden biri olarak yorumlanmaması gerektiğinin kabulü, somut olayın özelliğine uygun düşmektedir. Davacının 400.000.000 lira para çekmesi bir rastlantıdan ibaret olup, parasını başka bankaya transfer etmesi olgusu da özünde, davalı işlemine karşı bir çekince niteliğindedir. Davacıdan bir de, çekinceye ilişkin somut kanıt istenmesi, bu yönde kanıt yükü yüklenmesi de somut olayın cereyan tarzına uygun düşmemiştir. Davacının 19.02.2002 günü açtığı dava, zamanaşımı yada hak düşürücü süre savunması ile karşılanmamış olup, olay ile dava arasında geçen sürenin, benimsemeye işaret olarak kabulü de hukuki dayanaktan yoksundur.
Bu durumda, mahkemece, davacının işleme icazet vermediğinin kabulü ile davanın bu çerçevede ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme gerekçesine yer verilen bozma ilamının, kesin bir bozma gibi algılanmasına, dosyadaki delillerin bu nedenle gözden kaçırılmasına dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy