(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 12, 13) (6762 S. K. m. 1269, 1270, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.12.2004 tarih ve 2002/1106 - 2004/1325 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından İstanbul'dan Amerika'ya hava yoluyla taşındığı sırada kaybolduğunu, müvekkilince sigorta tazminatının sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 12.568.000.000- TL' nin ödemenin yapıldığı 05.03.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Varşova-Lahey Konvansiyonu'nun 12. ve 13. maddeleri gereğince malın teslimi ile talepte bulunma ve dava açma hakkının alıcıya geçtiğini, davacının gönderenin sigortacısı olduğundan taraf sıfatının bulunmadığını, süresinde ihbarda bulunma yükümlüğünün yerine getirilmediğini, dava konusu kargonun hasarında müvekkilinin sorumluğunun bulunmadığını, sorumluğu düşünülse dahi bu sorumluğunun Konvansiyon hükümlerine göre sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, emtianın hava taşımasının devam ettiği dönemde kaybolduğu, varma yerine ulaşmaması nedeni ile davacının tazminat talep edebileceği, davalının temerrüdünün çekilen ihtarname sonucu verilen 7 günlük sürenin ilavesi ile 08.05.2002 tarihi olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.849.430.000-TL'nin 08.05.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı ... Bank M. Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. TTK'nun 1269'uncu maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270'inci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan işbu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya' muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usulü işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlere, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy