(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.02.2005 tarih ve 2003/909-2005/99 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davacı avukatı Orhan Batmanoğlu ile davalı avukatı Burhan Asaf Şafak gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait emtiayı Almanya'dan Türkiye'ye taşımaktan doğan navlun alacağının tahsili için giriştiği icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, husumet ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar ile bilirkişi raporuna dayanılarak, taşıma işini kendi araçlarıyla yapan davacının davalı ile taşıma sözleşmesi yaptığını kanıtlayamadığını, CMR belgesinde davacının taşıyıcı, davalının alıcı gösterilmesinin yeterli olmadığı, davalının navlun bedelini taşıma sözleşmesi yaptığını belirttiği dava dışı şirketin talimatıyla onun alt taşıyanına ödediği, davacının akdi ilişki konusunda tarafların ticari defterlerine dayanmadığı ve yemin teklif etmeyeceğini bildirdiği, dayandığı belgelerin bu olguyu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava CMR Anlaşması'na tabi uluslararası kara taşımasından doğan taşıma ücret alacağının tahsili amacı ile girişilen icra takibine yönelik davalı borçlunun vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının Almanya'dan ithal ettiği polietilen emtiası davacıya ait üç ayrı araçla taşınmış ve gümrük giriş işlemlerinden sonra davalıya teslim edilmiştir.
Taşımaya konu emtianın sevk belgesinde (CMR) davacı taşıyan, davalı ise gönderilen (alıcı) olarak yer almaktadır. CMR belgesinde navluna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.
Açıklanan bu eylemli olgular karşısında taşımayı ifa ederek yükü davalı alıcıya ulaştıran davacının navlun alacak hakkının doğduğu yolunda bir karine oluştuğu kuşkusuzdur. Bu durumda, davalının bu karinenin aksini ispatla yükümlü olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, davalının ödeme yaptığı, dava dışı şirketin ve alt taşıyan olduğu ileri sürülen bu şirkete ödeme yapılması talimatı verdiği söylenen dava dışı Doruk şirketinin hukuki durumu araştırılıp değerlendirilmeden, davalının yaptığı ödemenin gerçekliği ve geçerliliği irdelenmeden ve taşıma sözleşmesinin yazılı şekle tabi olmadığı gözden kaçırılarak davacının dayandığı kanıtların taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisinin varlığını ispata yeterli olmadığından söz edilerek ispat yükü ile ilgili düşülen yanılgıya dayalı biçimde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy