(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 38, 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2004 tarih ve 2004/1771-2004/1944 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin TTK'nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davası sonunda mahkemece 1.966.153.389 TL. asıl alacak, 1.180.000.000 TL. işlemiş faiz olmak üzere 3.146.153.389 TL.ye itirazın iptaline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, halefiyet hakkının kazanılabilmesi için öncelikle bir sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortacının bu sözleşmeye dayanarak bir ödeme yapmış olması ve sigortalının kendisine zarar verene karşı bir dava hakkının mevcut olması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Sigorta sözleşmesine dayalı olarak yapılacak olan ödeme kural olarak gerçek hak sahibine yapılmalıdır. Aksi halde yani poliçe hükümlerine ters düşen bir ödeme yapılması halinde sigortacının halefiyet hakkını kazanması mümkün değildir.
Somut olayda aracın ruhsatında araç sahibi olarak görülen şirket ile sigortalı şirket farklı olup, ibraname de aracı onaran şirket tarafından imzalanmıştır. O halde mahkemece, davacı sigorta şirketinin sigorta ettiren sıfatını haiz gerçek hak sahibine yaptığı ödemeyi gösterir belgenin ibraz ettirilerek, davacının aktif husumete ehil olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, örneği dosyaya sunulan sigorta poliçesinde klimanın teminat altına alındığına ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece, sigorta poliçesinin tamamını içeren aslı ya da onaylı örneği dosya içine alınarak davalının klima için teminat verip vermediği üzerinde durulup sonucuna göre bir karar vermek gerekirken klima gazı dolum ücretini de hasara dahil eden bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy