(818 S. K. m. 270, 285) (2004 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.02.2005 tarih ve 2003/67-2005/106 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davacı-karşı davalı avukatı M. Metin Başkay ile davalı-karşı davalı avukatı S.Murat Çelikten gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Restaş Gıda Zincir İşletmeleri A.Ş.'nin Tadım Pizza ismi ile pizza üreten ve satan franchise firması olduğunu, müvekkili ile yapılan sözlü anlaşma ile isim hakkının müvekkiline verildiğini, Haziran 2003 tarihinde kesmiş oldukları faturanın iptal edilmesinin ardından Kasım 2003 tarihinde diğer davalı tarafından müvekkilinin işyerinin iki yanında bulunan firmalara Tadım Pizza isminin asıldığını, davalılara haksız rekabetin sona erdirilmesinin bildirilmesine rağmen eylemlerin sona ermediğini, davalı tarafından gönderilen isim hakkının sona erdiğine ilişkin ihtarnamenin gerekli koşullara sahip olmadığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men'i ve önlenmesine, 3.000.000.000.-TL maddi ve 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Restaş Gıda Zincir İşletmeleri A.Ş. vekili, davacı ile sözleşmenin Haziran 2003 tarihinde bittiğini, ancak Kasım 2003 tarihine kadar uzatma kararı aldıklarını, bu tarihte de diğer şirkete franchise verdiklerini aynı bölgede iki ayrı franchise alan olabileceğini savunarak davanın reddini istemiş, bu dava ile birleşen davasında ise, davalı-karşı davacı ile sözlü olarak franchise anlaşması yapıldığını, akdin süresinin 15.05.2003 tarihinde dolmuş olmasına ve davalı-karşı davacının işletmede markayı küçük düşüren kusurları nedeniyle akdin çekilmez hale gelmesine rağmen Kasım 2003 tarihine kadar kullanımına izin verildiğini, bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedildiğini, bu isim hakkının başka bir şirkete verildiğini, fesih nedeniyle davalı-karşı davacının marka üzerinde hakkı kalmadığını, verilen lisansı haksız yere genişlettiğini, gönderilen faturaların geç ödenmesinden dolayı oluşan faiz faturalarına da itiraz edilip ödenmediğini, davalı-karşı davacıya iki kez daha gönderilen ihtarların da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, lisansın haksız yere genişletilmesi suretiyle markaya tecavüzün durdurulmasına, haksız rekabetin önlenmesine, markanın ısrarla kullanılması nedeniyle KHK.'den ve TTK.dan doğan haklara tecavüz nedeniyle uğranılan 20.000.000.000.-TL. zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 37.383.089.465.-TL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığı ve sona ermesi bakımından belli bir süre de öngörülmediğine göre BK.nun 270. maddesindeki hasılat kirasına ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği, BK.nun 285. maddesine göre, süresi belli olmayan sözleşmenin feshinin 6 ay öncesinden ihbar suretiyle mümkün olduğu, Restaş Gıda Zincir İşletmeleri A.Ş.'nin fesih iradesinin bu maddeye uygun olmaması ve gösterilen fesih sebeplerinin akde aykırılık oluşturduğunun kanıtlanamaması nedeniyle geçerli olmadığı, sözleşmenin halen yürürlükte olduğu, yazılı sözleşme olmadığından Restaş Gıda Zincir İşletmeleri A.Ş.'nin diğer davalı ile franchise sözleşmesi yapmasının akde aykırılık ve haksız rekabet olduğunun kanıtlanamadığı, davacı Biltad Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.'ninde zarara uğradığının kanıtlanamadığı, davalı Şenaydın hakkındaki davadan feragat edilmiş olduğu, birleşen dava yönünden sözleşme yürürlükte olduğundan Biltad'ın marka ve logoyu kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı, davalı- karşı davacı Biltad Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşme ile belirlenen lisans ücreti için tevdi mahalli tayin ettirerek %5 lisans bedelini yatırması gerektiği sonucuna varılarak, asıl davada Şenaydın Gıda Ltd. Şti. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, sözleşmenin halen yürürlükte olduğunun tespitine, muarazanın men'ine, davalı Restaş Gıda Zincir İşletmeleri A.Ş. hakkındaki haksız rekabet ve tazminat istemlerinin reddine, birleşen davada, 37.383.089.465.-TL tazminatın davalı-karşı davacı Biltad Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti.'nden tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, franchise sözleşmesinden kaynaklanan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi, manevi tazminat istemi ile birleşen davada markaya tecavüzün önlenmesi ve tecavüz nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin yazılı bir metne tabi olmadığı, süresinin belirsiz olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı-birleşen davanın davacısı franchise veren şirket vekili, sözleşmenin kendilerince tek taraflı olarak feshedilmiş olması nedeniyle davacı-birleşen davalı franchise alan şirketin kullanımının haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Franchise sözleşmesi sürekli bir borç ilişkisi kuran bir sözleşme türü olup, taraflar arasında sözleşmenin kendiliğinden sona ermesini gerektiren şartlar belirlenmediği taktirde tarafların müdahalesi olmadan sona erdirilemez. İlke olarak belirsiz süreli sözleşmeler, olağan ve olağanüstü fesih yolu ile sonlandırılabilir. Buna göre, sözleşmenin sebepsiz sona erdirilmesi olağan fesih, haklı ve önemli bir sebebe dayandırılarak sona erdirilmesi ise olağanüstü fesih olarak adlandırılır.
Somut olayda franchise veren birleşen dava davacısı şirket diğer tarafa gönderdiği 18.11.2003 tarihli ihtarnamesinde haklı sebeplerin varlığından bahsetmiş olup, yargılamada da, bu suretle olağanüstü fesih yolunu tercih ettiğini açıkladığı gibi, haklı ve önemli sebeplerin varlığı halinde sözleşmenin her zaman feshi mümkündür.
Bunun yanında dosya arasında bulunan ve franchise veren şirketin borcundan dolayı franchise alan davacı şirkete gönderilen İİK. nun 89. maddesine dayalı haciz ihbarnamesine karşı davacı şirketin 06.11.2003 tarihli cevabında sözleşmenin Haziran 2003 tarihinden sonra tek taraflı ortadan kaldırıldığı açıklanmış olup, bu bildirimin feshin benimsenmesi niteliğinde olup olmadığı da değerlendirilmelidir.
O halde mahkemece gerek 06.11.2003 tarihli belgenin ve gerekse olağanüstü fesih şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmemesine, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı-birleşen davacı vekiline verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy