(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.12.2004 tarih ve 2003/651 - 2004/454 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Nuri Kara vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta şirketi vekilinin, TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı, davalılardan Nuri Kara vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK. nun 1301 inci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, hasar veren aracın sürücüsünün davalılardan Nuri olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Trafik kaza tesbit tutanağında, bu davalı sürücüsü olarak yer almış olup, imzacı tanıklardan biri de mahkemece dinlenilmiş ve tutanağın kazadan sonra olay yerine gelinerek, olay yerindeki kişilerin beyanlarına göre düzenlendiği ve doğru olduğu bu tanıkça beyan edilmiştir. Mümeyyiz davalı, sürücünün kendisi değil, kardeşi olduğunu savunmuş olup, savunmayı doğrulayan tanıkların alınan beyanlarının gerekçede tartışılması, bu beyanların tutanaktan üstün tutulma ya da tutulmama nedenlerinin ortaya konulması gerekirken, bu yapılmamış, tanık beyanlarının alındığı açıklamasıyla yetinilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, trafik kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu gözetilerek, tanıkların alınan beyanlarının gerekçede tartışılması, bu beyanlar karşısında tutanağın aksinin kanıtlanmış olup olmadığının üzerinde durulması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, kararın bu nedenle davalılardan Nuri yararına bozulması gerekmiştir.
2- Emsal dosyalardan bilindiğine göre, davalılardan Kapital Sigorta A.Ş. 5.10.2004 tarihinde iflas etmiştir. İİK. nun 194 üncü maddesine göre, iflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Somut olayda, maddede sayılan istisnai hallerden biri bulunmamaktadır. Öte yandan, bu hüküm, somut olayda olduğu gibi, temyiz aşamasında gerçekleşen iflas halinde de uygulanır.
Bu durumda, mahkemece, bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraki bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan Nuri vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, bu davalı yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün davalılardan sigorta bakımından BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy