(1163 S. K. m. 27) (4721 S. K. m. 6)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.02.2005 tarih ve 2004/105-2005/19 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı iken eşitliğe ve haksız olarak ortaklıktan çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, davacının itirazının genel kurulca reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki delillere göre, davacıya gönderilen ihtara ve ana sözleşmenin 14. maddesine göre ihtarname ile istenilen borcun tamamının ödenmemiş olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun buyurucu nitelikte bulunan 27'nci maddesine göre, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir ortağın, bu nedenle ihracına karar verilebilmesi için, anılan maddede öngörülen şeklinde ortağa iki ayrı ihtarın gönderilmesi ve ihtarlarda belirtilen sürelerde borcun ödenmemesi gerekir.
Somut olayda, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14'üncü maddesinde, tek ihtar ile kooperatifteki ihraç kararı verileceği belirtilmiş ve 16.04.2003 tarihli ve 343 yevmiye numaralı tek ihtarname gönderilmiş olup, davacıya aynı borç için ikinci ihtarın yapıldığı, ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafından da savunulmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, tek ihtara dayanılarak alınan ihraç kararının usulsüz olduğu gözetilecek, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, ana sözleşmenin anılan hükmünde, parasal yükümlülüklerin 30 gün geciktirilmesi ihtar için koşul olarak öngörüldüğü halde, gönderilen ihtarnamenin muaccel olmayan aidat bedelini kapsayıp kapsamadığı da denetlenememektedir.
Bu durumda, mahkemece, ihraç kararının geçersiz olmasına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz ihrazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy