(1163 S. K. m. 51, 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.03.2005 tarih ve 2004/303-2005/76 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davalı avukatı Ali Özkaya gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin normal ve dubleks olmak üzere iki tip konut inşa ettiğini, müvekkillerinin dubleks konutlarla ilgili ortaklıklarının söz konusu olduğunu, 25.04.2004 tarihli genel kurul toplantısında aidat miktarları belirlenir iken normal daire ile dubleks daireler arasındaki inşaat maliyet oranları gözetilmeksizin, normal daire üyeliklerinin çoğunluğuna dayanılarak azınlıkta kalan dubleks daire üyelikleri için 720.000.000.-TL, normal daireler için ise 400.000.000.-TL aidat alınmasına karar verildiğini, oysa normal daireler ile dubleks daireler arasında %30'luk inşaat maliyeti farkı olduğunu ileri sürerek, genel kurul kararının iptali ile %30 fark gözetilerek dubleks daire ödentilerinin 520.000.000.-TL olarak yapılmasına tedbiren karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; genel kurula katılmayan veya katılıp da muhalefet şerhi koymayan bir kısım davacıların dava hakkı bulunmadığını, ayrıca zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ayrı ayrı dava harcı yatırılması gerektiğini, aidatların kooperatifin kuruluşundan itibaren her yıl belli oranlar dahilinde artırıldığını ve önceki uygulamalardan farklı bir aidat belirlemesi yapılmadığını, şerefiye paylarının da her iki konut tipi için kendi içinde değerlendirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatifçe yaptırılan normal dairelerin 2004 yılı resmi birim fiyatlarına göre maliyetinin 58.175.740.000.-TL, dubleks daire maliyetinin ise 85.255.940.000.-TL olduğu, buna göre normal daire aidatları 400.000.000.-TL olarak belirlenmiş iken %47'lik maliyet farkı gözetildiğinde dubleks daireler için aidatın 588.000.000.-TL olması gerektiği, ancak, genel kuruldan maliyet bedeli oranları aşılarak dubleks daire aidatlarının 720.000.000.-TL olarak belirlenmesinin doğru olmadığı, bu olması gereken aidat tutarının da genel kurul yerine mahkemece belirlenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.04.2004 tarihli genel kurulda dubleks dairelerinin aidatlarının 720.000.000.-TL olarak belirlenmesi kararının iptaline, değer isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların tümünün genel kurul toplantısına katıldığı ve iptali istenen karara muhalefet şerhi koyduklarının anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, genel kurul toplantısında normal dairelere nazaran dubleks daireler için öngörülen aidat tutarının belirlenmesinde genel kurulca kesin kriterler gösterilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de dava tarihindeki inşaat maliyet tutarları arasındaki orana göre dubleksler için öngörülen aidat tutarının fazla olduğu belirtilmiş ise de, genel kurulda alınan kararın ait olduğu bilanço dönemi içinde yapılacak harcamalar dikkate alınarak belirlenmesi hakkaniyet ve eşitlik ilkesine uygun olacaktır. O halde, mahkemece uzman bilirkişiden bu konuda rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yapılmış işler baz alınarak genel kurulda belirlenen aidatın yüksek olduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy