(2004 S. K. m. 50, 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada B. Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.09.2004 tarih ve 2004/658 - 2004/14 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu araca, davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, hasar bedelinin tahsili amacıyla girişilen takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, dosyanın İ. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
Mahkemece, yetki itirazı kabul edilerek, dosyanın olayın meydana geldiği Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu araca, davalının ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarparak oluşturduğu hasarın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davacı, alacağının tahsili amacıyla B. İcra Müdürlüğü'nde icra takibinde bulunmuş, davalının borca ve icra dairesinin yetkisine itirazı üzerine ise takip durmuştur. Davacı itirazın iptali davasını Batman'da açmıştır. Davalı yetki itirazını yinelemiştir.
İİK'nun 50 nci maddesi yetki meselesini düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Merciinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı, belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İİK'nun 67.nci maddesinde açıkça "Takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklı" denildiğine göre, alacaklıya ya mahkemeye ya da mercie müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem İcra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir. Esasen merciden daha geniş yetkili bir mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir sebep de bulunmamaktadır.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde; B.'da açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili İcra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken, yetkisizlik kararı vermesi doğru görülmemiştir. Zira, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu İtiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde mahkemenin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle İcra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde İcra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin, yetkili İcra dairesinde yapılan bir İcra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy