(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.02.2005 tarih ve 2003/850-2005/36 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davacı Ünal Somuncuoğlu avukatı ile davalı avukatı Dilek Bulut gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kentbank A.Ş.'de hesap açmak üzere başka bir banka kanalı ile havale gönderdiğini, banka görevlilerince mevduat hesabının 2000 yılında toplam 3.731.890 USD olarak ödeneceğine ilişkin belge verilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ve bankaya BDDK'ca el konulması üzerine de borcun inkar edildiğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere şimdilik 150.000 USD'nin ödeme taahhüt tarihlerinden itibaren sözleşme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının alacağına dayanak olarak şube ve hesap numarası bildirmeksizin soyut olarak mevduat yatırdığı iddiasında bulunduğunu, banka kayıtlarında davacı adına açılmış bir mevduat hesabı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının muhabir banka aracılığı ile 3.000.000 USD'ni davalı bankaya gönderdiği, Bayrampaşa Şubesi'nce 47.81 USD masraf kesilerek 01.10.1998 tarihinde giden havale açıklaması ile 2.999.952.19 USD olarak Atlasbank Off-Shore hesabına alacak kaydedildiği, ancak davacının parasının Off-Shore hesaba gönderilmesi yönünde yazılı talimatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 150.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı yanca mevduat olarak nitelenen, davalının ise davacı adına gelen ve sadece mali milattan yararlanma amacıyla 1 gün süre ile bankada tutulup mevridine iade edildiği savunulan tutarın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, paranın davalı bankaya geldiği, ancak davacının herhangi bir talimatı olmadan Atlasbank Off-Shore Ltd. Şti. hesabına gönderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı banka, davacıya ait 3.000.000 USD'nin Atlasbank Off-Shore'den Bank Kreiss aracılığı ile geldiğini ve 1 gün bekletildikten sonra mevridine iade edildiğini, geliş amacının 193 sayılı yasaya 22.07.1998 tarihinde 4369 sayılı yasa ile eklenen geçici 47.48 ve 49. maddelere göre kaynağı sorulmaksızın ve öncesi için vergiye tabi tutulmaksızın yastık altı tabir edilen gelirlerin meşrulaştırılması amacıyla davacının bu şekilde işlem yaptığını savunmaktadır. Dosyaya sunulu banka kayıtları ile de bu durum sabittir. Ayrıca davalı banka tarafından sunulan belgelere göre de, Atlasbank Off-Shore Ltd. Şti. nezdinde davacı adına varolan hesap ile dava dışı başka kişilere ait hesapların şifreli hesap olarak işlem gördüğü, kara paranın aklanması olarak zikredilen yasa kapsamında şifreli hesapların yine davalı banka aracılığı ile mali milattan yararlandırıldığı, bu konuda başka mahkemelerde banka aleyhine açılmış davalar bulunduğu, şifreli hesapların aynı zamanda dava dışı şirketlerin borçlarına karşılık davalı bankaya rehin verildiği anlaşılmaktadır. Rehin tutarı ile davalı banka aleyhine açılan davalarda istenen miktarların aynı olduğu dosyaya sunulu Atlasbank Off-Shore yazısı ile de sabittir.
Davacı, dava dilekçesinde bankada 3.731.890 USD olduğunu bunun şimdilik 150.000 USD'nin tahsilini istemiştir. Ancak, banka kayıtlarında davacı adına 3.000.000 USD'nin geldiği, davacının hesap numarasını bilmediği, mevduat hesabından vadeli yada vadesiz olup olmadığını açıklayamadığı gibi, davasına dayanak gösterdiği ve tarih içermeyen banka kaşesini taşımayan, genel müdür ve grup başkanı imzasını havi alelade yazılı belge ile alacak iddiasında bulunmaktadır.
Paranın davalı bankaya geliş tarihi 29.09.1998 tarihli olup, bu tarih mali milat olarak anılan kara paranın aklanması ile ilgili düzenleme kapsamında öngörülen işlem tarihidir. Geliş yeri ise Off-Shore'daki şifreli hesaplardır. Dava dilekçesinde paranın tam miktarı yerine banka görevlilerinin alelade yazılı belgelerde belirttikleri toplam tutar gösterilmiş, oysa bankaya bu rakamdan daha düşük bir miktar gelmiştir. Daha açık anlatım ile dava tarihinde dahi davacı, davalı bankaya ne kadar bir miktarın geldiğini bilmemektedir.
Ayrıca, mevduat hesabı açıldığına ilişkin olarak davalı bankayı bağlayıcı ne bir dekont yada fiş, nede hesap cüzdanı sunulamamakla, hesap numarası dahi bildirilememektedir.
Diğer yandan paranın geldiği Atlasbank Off-Shore Ltd. Şti. yargılama sırasında davacıya hesap ekstresi göndermiş, ancak bu ekstre davacı yancı hesap inkar edilerek kabul edilmemiştir. Oysa paranın geliş yerinin Off-Shore hesap olduğu açıktır ve dava dilekçesinde de bu husus kabul edilmektedir. Paranın 1 gün bankada bekletilip geliş yerine iadesinden 3 yıl geçtikten sonra açılan bu davanın yargılaması sırasında tebliğ edilen hesap ekstresinin davacı yanca kabul edilmemesi doğaldır. Zira, para artık davalı bankadan istenmektedir.
Davacının bankadan istediği 3.000.000 USD yüksek tutarlı bir paradır. Böyle yüksek miktarlı bir paranın bankada mevduat hesabı açılır iken hesap cüzdanı yada bankaya paranın yatırılışına ilişkin dekont, fiş veya hesap numarasının alınmaması, bunun yanında hesabın 3 yıla yakın bir süre araştırılmaması yaşamın doğal akışına uygun bir davranış değildir. Davalı bankanın parayı kaynağına iade ederken davacının talimatını almamış olması mahkemece kabule gerekçe gösterilmiş ise de, davalı bankanın bir kısım işlemlerdeki biçimsel eksikliklerinin gerçekte var olmayan bir hakkın varlığına temel oluşturmayacağı gerçeği karşısında yerinde bir gerekçe olarak görülemez.
O halde mahkemece, aynı gerekçelerle davalı banka aleyhine açılmış diğer dava dosyaları celbedilip, davacının gerçekte bankadan alacaklı olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy