(554 S. KHK. m. 50, 52, 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2004 tarih ve 2002/761-2004/727 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.07.2006 gününde davacı avukatı Sadi Ergün ile davalı avukatı Said Çelik gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin bebeform tescilli markası ile üretmekte olduğu bebek odası mobilya ve dekorasyon ürünlerinin endüstriyel tasarım haklarını da alarak, bu alandaki çalışmalarını yoğunlaştırdığını, müvekkilinden izin almayan davalının müvekkilinin endüstriyel tasarımına konu bebek odası mobilya ürünlerini taklit ederek mağazasında satışa sunduğunu ileri sürerek, davacının tasarım haklarına yönelik her türlü tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 5.000.000.000 TL. maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve vekili yanıt vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ürünlerinin davacının endüstriyel tasarım tesciline konu bebek odası takımı ile ilgili tasarımlarına benzerlik arzettiği, bu halin davacının tasarımına tecavüz teşkil edip haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davacı tasarımına tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, davalının eyleminin önlenmesine, toplam 3.431.587.376 TL. maddi, takdiren 3.500.000.000 TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davacı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlerin davalı tarafından taklit edilerek, haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek, haksız rekabetin önlenmesine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının işyerinde tespit edilen ürünlerin, davacı adına tescilli ürünler ile benzer olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Endüstriyel tasarım hakkına tecavüz halinde, tecavüze uğrayanın zararının tazmini, 554 sayılı KHK.nin 50 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. KHK.nin 52. maddesi, yoksun kalınan kazancın değerlendirme usulünü düzenlemiş olup, mahkemece, zarar gören tasarım hakkı sahibinin hangi değerlendirme usulüne ilişkin tazminat istediği tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklattırılarak, davacı tarafın isteyebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, karar vermek için yeterli bulunmayan ve asıl rapor ile çelişen bilirkişi ek raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; 18.06.2004 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı tarafın itibar tazminatı adı altında isteyebileceği tazminat miktarının da 3.431.587.375 TL olduğu belirtilmiştir. 554 sayılı KHK.nin 54. maddesi hükmüne göre, tasarımın kötü şekilde üretimi veya uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda, tasarımın itibarının zarara uğraması halinde ayrıca tazminat istenebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafın satışa sunduğu, davacı tasarımına benzer ürünler nedeniyle, davacının itibarının ne şekilde zarar gördüğü konusunda deliller değerlendirilmeden ve bu konuda bir gerekçe de gösterilmeden, itibar tazminat adı altında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy