(2918 S. K. m. 96)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2004 tarih ve 2002/457-2004/563 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.07.2006 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmemiş ancak aynı gün davacılar avukatı A. S. duruşma isteminden vazgeçtiklerini bildirir dilekçe vermiş olup, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili H...'in kullandığı ve içinde ölen oğlu M... ile diğer davacılardan Nurcan, Ş..., H... C... ve H...'in annesi Ş...'nin de bulunduğu sırada davalı H...'in kullandığı aracın çarpması sonucunda araç içinde bulunan bir kısım davacının yaralandığını, davacı H... ve Ş...'nin oğlu M...'in öldüğünü, davalı sigorta şirketinin diğer davalıya ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu ileri sürerek, ıslah ile birlikte davacı H... için 48.509.910.630.-TL iş gücü kaybı 10.000.000.000.-TL tedavi gideri, 4.010.017.291.-TL destekten yoksunluk, 7.000.000.000.-TL manevi, davacı anne Ş... için 5.603.895.200.-TL iş gücü kaybı ve 2.000.000.000.-TL tedavi gideri, 2.000.000.000.-TL manevi, davacı (babaanne) Ş... için 4.173.650.118.-TL iş gücü kaybı ve 2.000.000.000.-TL tedavi gideri ile 2.000.000.000.-TL manevi, dede Cemil için 250.000.000.-TL maddi, 2.000.000.000.-TL manevi, H... C... için 5.000.000.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, kazada birden fazla araç ve yolcunun da zarar gördüğünü, poliçe teminatlarının kişi başına destekten yoksunluk 11.000.000.000.-TL tedavi giderinin de aynı tutarda olduğunu, azami limitin ise kaza başına 55.000.000.000.-TL ile sınırlı olması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ncı maddesi gereğince zamanaşımı süresi sonuna kadar diğer zarar görenlerin müracaatının beklenmesi ve müracaat olduğu takdirde garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, davadan önce temerrütlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarına göre kararda belirtilen tutarlarda maddi ve manevi tazminatın asıl davada istenenler için kaza ıslah edilen tutarlar için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere ve davalı sigorta şirketi manevi tazminat dışındaki tazminat kalemlerinden poliçe limiti esas alınarak sorumlu olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı H...'in kaza tarihi itibariyle asgari ücretin üzerinde bir gelirinin bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına, davalı sigorta Şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 ncı maddesi gereğince poliçe teminatının diğer zarar görenler arasında garameten paylaştırılması gerektiği savunmasını kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde diğer zarar görenlerin tazminat başvurusunda bulunduğuna ilişkin delil sunmamış olmasına göre, davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı H... ve müteveffanın annesi Ş... için hem yaralanma hem de müşterek çocuklarının ölümüne bağlı olarak talep ettikleri manevi tazminatın 4'er milyar TL olarak belirlenmiş olması olay tarihi, yanların sosyal ve ekonomik durumu, yaralanmaya bağlı maluliyet ve çocuklarının ölümü karşısında manevi acıların tatmini açısından yeterli değildir. O halde hakkaniyet ve adalet ölçülerine, manevi tazminatın zarar görenler açısından manevi olarak doyurucu bir tutarda belirlenmesi gerektiğinden kararın bu nedenle davacılar H... ve Ş... yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı anne Ş...'nin kazadan sonra ameliyatla dalağının alındığı ileri sürülmüş ve bu konuda hastane kayıtlarına dayanılmıştır. Bu ameliyat için yapılması gereken masraflar uzman bilirkişilerce tespit edilebilecek iken, davacının harcama belgesi sunmadığı gerekçesiyle tedavi giderinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davacı H.. için kabul edilen destekten yoksunluk tazminatı ve maluliyetine dayalı iş gücü kaybı tazminatını poliçe ile verilen teminatın 11 milyar TL. lik limiti ile sınırlı olarak sigorta şirketinin sorumluluğunda kabul edilmesi, her iki tazminat kalemlerinin sujelerinin iki ayrı kişi olması nedeniyle doğru olmamıştır. Zira davacının yaralanmasına bağlı iş gücü kaybı tazminatı kendisi lehine poliçe ile teminat altına alındığı gibi, oğlunun ölümüne bağlı destekten yoksunluk tazminatı için de ayrıca teminat verilmiş olduğundan, destekten yoksunluk tazminatı açısından da poliçe teminatı kapsamında sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğinden kararın bu nedenle dahi davacı H
yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davacılar ek bilirkişi raporu temini için 150 milyon lira masraf yatırdıkları halde yargılama giderleri kapsamında bu giderin 100 milyon lira olarak gösterilmesi de doğru görülmemiştir.
6- Davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu tutulmamasına ve maddi tazminat açısından sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmasına rağmen, yargılama giderleri ve ücreti vekalet tayininde poliçe limitlerinin gözetilmeyerek, tüm tazminat kalemlerinin kabul ve reddedilen oranlarına göre, yargılama gideri ve ücreti vekaletten sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davalı sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığı ve destekten yoksunluk maluliyet ve tedavi giderleri açısından her bir teminat limiti gözetilerek yargılama gideri ve ücreti vekalet takdiri gerekmektedir. Aksi gerekçeyle sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı İsviçre Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına, 6 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy