(1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.06.2003 gün ve 2002/371-2003/327 sayılı kararı onayan Daire'nin 25.01.2005 gün ve 2004/80807-2005/296 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin dünyada ve Türkiye'de temizlik, gıda ve kişisel bakım ürünlerinde lider markaların sahibi bulunduğunu, bunlardan biri olan Domestos markasını 1962 yılında, tamamen kendi tasarımı olan şişe şeklini de 23.06.1996 tarihinde tescil ettirdiğini, davalı tarafın Marc markalı ürününü davacıların tescilli şişe şekli ile iltibas ve karışıklığa neden olacak şekilde aynı renk ve dizaynla kullandığını, satış noktalarında ürünlerin yan yana konulmasını istediğini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin temizlik ürünleri konusunda 133 yıllık geçmişi olduğunu, dava konusu ürünün şişesinin endüstriyel tescil belgesinin bulunduğunu, davacıların şişe ve kapak renginin ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği, kararının Dairemizce onanması üzerine, davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının markasını tescil ettirdiği biçimde kullanmamasının haksız rekabet oluşturacağı düşünülebilirse de, bilirkişi raporunda her iki tarafın markasının da tanınmış marka olup, orta seviyedeki alıcının yanların ürünlerini karıştırmasının mümkün olmadığını belirtmiş olmalarına göre, davacılar vekilinin HUMK. nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy