(6762 S. K. m. 56, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2004 tarih ve 2003/113-2004/114 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.07.2006 günde davacı avukatı Nilgün Dağgeçen ile davalı avukatı Nilgün Acer Alkanat gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin insan kaynakları danışmanlığı alanında 1993 yılından beri Ankara merkez olmak üzere İstanbul, Antalya ve İzmir'de bayilik(temsilcilik) anlaşmaları ile faaliyette bulunduğunu, İzmir'deki çalışmalarını 1997-2002 yılları arasında bayisi Karizma İnsan Kaynakları Ltd. Şti. vasıtasıyla yürüttüğünü, kurucularının Mine Nur Uygur ile Gülperi Pir olduğunu, Mine Nur Uygur'un ise müdür olarak görev yaptığını, anılan şahsın sözleşmeye aykırı davranıp, müvekkili ismini ve faaliyetlerini kullanarak bu şirketi ve kendisini ön plana çıkarmaya başladığını, haklı nedenle 19.08.2002 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, Karizma firmasının yükümlülüklerini ihlal etmesi ve sözleşmenin müvekkilce feshi halinde 3 yıl boyunca rekabete girmemeyi yasal ve akdi halefleri dahil olmak üzere kabul ettiğini, sözleşme süresince edindiği bilgi ve belgeleri sözleşme ve devamı süresince üçüncü kişilere açıklamamayı, sözleşme her ne şekilde sona ererse ersin müvekkille ilgili çalışmaları sırasında elde etmiş olduğu bilgi, belge ve eşyaları, imal, yöntem v.s iade etmeyi kabul ettiğini, sözleşmenin feshine yönelik ihtarnamede bilgi ve belgelerin iadesinin istendiğini, bir çok belge ve bilginin iade edilmediğini, Mine Nur Uygur'un sistemli faaliyette bulunduğunun tespit edildiğini, 06.9.2002 tarihinde davalı şirketin kurulduğunu, ortaklarının Mine Nur Uygur ve Ceylan Şimşek olduğunu, Karizma firmasının müvekkille çalıştığı dönemde maruf hale gelen telefonları kullandığının, bu firmanın tasfiyesinin sağlanmadığının, davalı şirkette müvekkile ait tüm sözleşmelerin, logoları içeren dosya, form ve antetli kağıtların bulunduğunun, orijinal HUMAN RESOURCES formunun fotokopi yoluyla çoğaltıldığının, müvekkili adına tanzim ve imza olunmuş asıl sözleşmelerin, eski dokümanların, müvekkilinin tasarım şekli ile aynı dizayn ve tarzda ve müvekkil formlarının devamı numarasına haiz formların tespit edildiğini, davalının Karizma firmasının devamı intibaını uyandırdığını, müvekkil müşterilerine ulaşılarak mal ve hizmet sattığını, öğrendiği bilgileri izinsiz kullandığını, eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının Karizma İnsan Kay. Dan. Ltd. Şti'nin devamı olduğunun belirlenmesine, yaptığı haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, davalının kullandığı müvekkiline ait belge ve dokümanların iadesine, kuruluşundan beri faaliyetinin parasal karşılığının belirlenerek müvekkili şirkete aidiyetinin tespitine, 5 milyar TL manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Karizma firmasının devamı olmadığını, sözleşmenin feshedildiğini, şirket ortaklarının aynı alanda faaliyet gösteren başka şirkete ortak olmasına engel hal bulunmadığını, davacı ile aralarında bir sözleşme olmadığını, esasen hizmetin büyük kuruluşlara verildiğini, hitap edilen kesim itibariyle hizmetin önemli olduğunu, ismin dikkate alınmayacağını, telefonların Mine Nur Uygur'a ait bulunduğunu, kullanımın haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, basılı evrakların yazılışı, dizaynı, şekil ve renginin tamamen farklı olduğunu, haksız rekabetin koşullarının hiç birinin bulunmadığını, maddi ve manevi tazminat isteminin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin davacı ile sözleşme yaptığı, davacının bilgi, becerisi ve uzun zaman çalışması ile oluşturduğu iş dalındaki davacıya ait portföyü davacı adına kullanması gerekirken, kendi adına kullandığı, sözleşmeye aykırı davrandığı, davacıya ait iş dalında ona ait evrakla kendi adına iş yaptığı, davalının bu davranışının haksız rekabet teşkil ettiği, davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edildiği, 276.328.814.TL lik kısmının 2003/114 esas sayılı dosyada hüküm altına alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı eylemlerinin ve davranışlarının, ticari ilişkilerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, önlenmesine, davalı elinde bulunan bilgi ve belgelerin davacıya iadesine, 18.499.890.715 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davalı arasında sözleşme bulunduğu, davalının bunu ihlal ettiği yönünde mahkeme gerekçesi her ne kadar yerinde değil ise de davalının, ticari faaliyetlerinde davacıya ait bilgi ve belgeleri izinsiz şekilde kullandığının, haksız rekabette bulunduğunun sabit olmasına, dava dışı Karizma Ltd. Şti. ile davalı şirketin ayrı tüzel kişilikler bulunmasına, davacının, davasını TTK. nun 56 ve devamı maddelerine dayalı olarak açmış olmasına ve maddi tazminat istemini aynı Yasa'nın 58/e maddesine göre davalının bu nedenle elde etmesi mümkün görülen yararın karşılığına özgülemiş bulunmasına, tazminat miktarının hesaplanmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının, davacıya ait bilgi, belge ve diğer evrakları kullanmak suretiyle yaptığı eylem ve ticari faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu şekildeki haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, tüm ticari faaliyetinin haksız rekabet oluşturduğu ve önlenilmesi gerektiği sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy