(3065 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesince verilen 25.02.2005 tarih ve 2004/67 - 2005/64 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, teras katındaki sızdırmazlık denemesi nedeniyle doldurulan suyun boşaltılması sırasında, su gider borusunun dirsek kısmının su basıncından dolayı çıkması neticesinde giriş kattaki hava boşluğundan girerek, müvekkilinin davalıya yangın sigorta poliçesi ile davalıya sigorta ettirdiği işyeri deposunda bulunan elektronik malların sudan zarar gördüğünü, su baskınının teminat kapsamında kaldığını ileri sürerek, 4.000 USD tutarındaki tazminat fiili ödeme günündeki TL karşılığının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın oluşumunda ağır kusur bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının bir kastının bulunmadığı, poliçeye ekli dahili su klozuna göre olayın teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karan, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı yerde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken, davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV'yi de davacıya ödemekle yükümlüdür. Bu Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının sigortalısının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan yasa maddesi gereğince katma değer vergisine tabidir. Sigortalıya hitaben düzenlenmiş olan faturada katma değer vergisi de yer almış olup, sigortalının KDV'den sorumluluğu ve bunu ödemek zorunluluğu bulunmaktadır.
Davacı sigortalının, faturada yazılı KDV'yi ödese dahi muhasebe tekniği bakımından KDV nedeniyle indirim hakkı bulunduğu ve bu nedenle sonradan avantajlı duruma geçeceği sonucuna da varan ekspertiz raporunu benimseyen bilirkişi görüşünün doğru olması ve sigortalının gerçekte avantajlı durumda olması olasılığında dahi Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bu husus, gerçek zararı ödemekle yükümlü olan davalı zarar sorumlusunu ilgilendirmemekte olup, bu noktada bir hak iddia etmesi mümkün değildir. Sigortalının KDV'yi ödemek zorunda olması halinde, artık, sonradan avantajlı durumunun bulunup bulunmadığının üzerinde durulması gerekmemektedir. Dairemizin 15.12.2001 tarih ve 2000-10169 Esas, 2001-1243 Karar sayılı ilamı bu yöndedir. Dava, halefiyete dayalı bir rücu davası da olmadığından, davacının KDV miktarını önce ödeyip ödemediğinin de araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, hükmedilen meblağa KDV miktarının da eklenmesi gerekirken, bilirkişinin hukuki dayanaklarını göstermeden varsayımlara bağlı olarak bildirdiği görüşe itibar edilerek. KDV'siz meblağa hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy