(5846 S. K. m. 14, 15, 16, 68, 70) (818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24/a) (4721 S. K. m. 25, 26) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.01.2005 tarih ve 2004/470-2005/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.07.2006 günde davacı-karşı davalı avukatı Ünsal Piroğlu ile davalı-karşı davacılar avukatı Fulya Selvi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin müteveffa ressam Şefik Bursalı'nın tek mirasçısı olup, murise ait eserlerin telif haklarını miras yolu ile iktisap ederek, bu alandaki tüm hakları kullanabilme yetkisine sahip bulunduğunu, davalı müzayede şirketi tarafından 14.10.2003 tarihinde Şefik Bursalı'nın adı ile satışa çıkarılan resmin ressama ait olmadığını, bu hususta davalı şirket yetkililerinin uyarıldığını, davalıların bu eseri teşhir ederek ticari dolaşıma sunmakla ressam Şefik Bursalı'nın sanatçı kişiliğini ve manevi şahsiyetini haleldar ettiklerini ileri sürerek müteveffa ressamın manevi haklarının FSEK.nun 14, 15 ve 16. maddeleri çerçevesinde ağır şekilde ihlali nedeniyle aynı Kanun'un 70/1 maddesi gereği şimdilik 25.000.000.000 TL ile sanatçının BK.nun 49 ve MK.nun 24/a maddelerine göre kişilik haklarının ihlali nedeniyle 2.000.000.000 TL ve davalı tarafın sanatçıya ait olan mali hakları da ihlal ettiği cihetle FSEK.nun 68 veya 70/3 veya MK.nun 24/a-2'ye göre fazla haklar saklı tutularak şimdilik 5.000.000.000 TL mali hak tazminatlarının faiziyle tahsiline, taklit eserin ressam Şefik Bursalı'ya ait olmadığının gazete ile ilanına, sahte resim üzerindeki Şefik Bursalı isminin kapatılmasına, ayrıca kesinleşen mahkeme kararının da gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dayanaksız bulunan karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın tablonun başkası tarafından yapıldığını ileri sürmesi nedeniyle FSEK. anlamında korunacak hiçbir hakkı bulunmadığından mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığını, esasa ilişkin olarak da satışa sunulan eserlerin niteliği ve sanatçıya aidiyetinin müzayede öncesinde uzmanlara yaptırılan inceleme sonucuna göre belirlendiğini, davacı tarafın müvekkili firmaya yönelttiği sahte eser sattığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın görev ve esas yönlerinden reddini istemiş, karşı davada ise davacı tarafın mesnetsiz suçlamasının müvekkillerinin şahsiyet haklarına ağır saldırı oluşturduğunu ileri sürerek 30.000.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar-karşı davacılar tarafından satışa sunulan ve satılan resmin davacının murisi Şefik Bursalı'ya ait olmadığı, eserin Şefik Bursalı tarafından yaratılmaması nedeniyle ortada FSEK. anlamında bir manevi veya mali hak ile bunların ihlali söz konusu olmadığından davacının FSEK'na dayalı tüm tazminat istemlerinin reddi gerektiği, yapılan eylemin ressamın mirasçısı olan davacının kişilik haklarına doğrudan saldırı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davacı tarafın 5846 sayılı Kanun'a dayalı istemlerinin reddine, davacı tarafın MK.nun 24 ve BK.nun 49. maddelerine dayalı olarak açtığı 2.000.000.000 TL'lık manevi tazminat davasının kabulü ile anılan miktarın faiziyle birlikte davalılardan alınmasına, hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan bir gazetede ilanına, yerinde görülmeyen karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davaya konu resmin FSEK. kapsamında bulunan bir eser olup olmadığı ile bunun kim tarafından meydana getirildiği hususlarında yapılacak değerlendirmenin ihtisas mahkemesine ait olmasına göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalılar tarafından davacının murisi ressam Şefik Bursalı'nın adı ile satışa çıkarılan resmin gerçekte Şefik Bursalı'ya ait olmadığı, bu eserin ressam Şefik Bursalı adı kullanılarak teşhir edilmek ve ticari dolaşıma sunulmak suretiyle anılan ressamın sanatçı kişiliği ile manevi şahsiyetine zarar verildiği ileri sürülerek, FSEK. ve MK. hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat istemleri ile taklit eserin ressam Şefik Bursalı'ya ait olmadığının ilanı ile sahte resim üzerindeki Şefik Bursalı isminin kapatılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, eser bağlamında koruma ilkesi uyarınca eser sahibinin ancak yarattığı eser nedeniyle sahip olduğu mali ve manevi haklarının korunabileceği, somut olayda ise davaya konu resmin davacının murisi ressam Şefik Bursalı'ya ait olmadığının anlaşılması nedeniyle FSEK'in kapsamında bulunan Eser Bağlamında Koruma ilkesinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle oluşan maddi ve manevi zararlar için MK. ve BK. kapsamında değerlendirme yapılarak, FSEK'na dayalı istemlerin reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak, davacı tarafın istem kalemleri içinde MK. 24/a-2 (Yeni MK. 25/3) maddesine dayalı olarak talep edilen maddi tazminat konusunda mahkemece olumlu veya olumsuz her hangi bir karar verilmemiştir. Davacı tarafın anılan maddeye dayalı olarak da maddi tazminat isteminde bulunmuş olmasına göre bu hususta bir inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hüküm tesis edilmemesi doğru olmadığı gibi, davaya konu resmin sahte olduğunun ilanı ve resmin üstünde yazılı bulunan Şefik Bursalı isminin kapatılması gibi tazminat dışında kalan diğer istemlerin MK. 25 ve 26/2 maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, anılan madde hükümlerine göre davacının bu yöndeki istemlerinin değerlendirilmemiş olması da doğru görülmeyip, kararın bu nedenlerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacılardan alınmasına, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy