(3095 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2003 gün ve 2001/1218 - 2003/677 sayılı kararı onayan Daire'nin 02.12.2004 gün ve 2004/782 - 2004/11830 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili vakfın 17.11.1992 tarihinde davalıya devredilen eski Denizcilik Bankası bünyesinde kurulduğunu, müvekkili ile devredilen banka arasındaki 01.10.1991 tarihli sözleşmeyle kiraya verilen araçlarında davalı banka kullanımına devredildiğini, ancak 01.10.1991 tarihinden bu yana otomobillerin kira paralarının hiç ödenmediğini, yapılan başvuruların sonuç vermediğini ileri sürerek, (60.767.914.063.) TL.nın % 75 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve ayrıca da davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemiz'ce onanmıştır.
Taraf vekilleri, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının sıfatına nazaran 3095 sayılı Yasa'nın 2/3 ncü maddesi uyarınca faize hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin karar düzeltme itirazının reddi gerekmiştir.
2- Davacı yönünden yapılan karar düzeltme incelemesine gelince; davalı tarafın zamanaşımı def'i üzerine davacı taraf, davalı tarafın kendilerini oyaladığını ve zamanaşımı savunmasının MK.nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca reddi gerektiğini ileri sürerek, bu hususta bir takım belgeler ibraz etmiştir. Alacaklının, borçlu tarafından oyalanması halinde zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin TMK.nun 2 nci maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği açıktır. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın bu husustaki delil ve belgeleri değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, davacı tarafın bu husustaki iddiası üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından, davacı tarafın karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemiz'in 2004/782 - 11830 sayılı ve 02.12.2004 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemiz'in onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, T. Emlak Bankası yargı harç ve cezalarından muaf olduğundan, harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 03.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy