(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2004 tarih ve 2003/321-2004/612 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.09.2006 gününde davalı avukatı Emre Saka gelmiş, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait işyerinde meydana gelen infilak sonucunda davacının sigortalısına ait işyerinin zarar gördüğünü, zararın sigortalıya tazmin edildiğini ileri sürerek, TTK. nun 1301. maddesi gereğince 15.299.957.000.-TL. nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait işyerindeki infilaka, müteahhidin çalışanı olan iş makinası operatörü Mehmet Bektaş'ın kusurunun neden olduğu gibi müteahhit Bektaşlar İnşaat Ltd. Şti. ve hatalı doğalgaz projesini onaylayan İgdaş A.Ş. ile infilak eden LPG tankını usulüne uygun yerleştirmeyen ve bakımını yapmayan Aygaz A.Ş.'nin zarardan sorumlu olduklarını, ceza mahkemesindeki derdest davanın bekletici sorun yapılması gerektiğini, zararın abartılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıya ait işyerindeki LPG tankının patlaması sonucunda davacının sigortalısına ait işyerinin zarar gördüğü zararda bina malikinin kusursuz sorumluluğunu düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi gereğince davalı şirketin sorumlu bulunduğu 3. kişilerin kusurunun ancak kendi iş ilişkilerinde değerlendirilebileceği, bu nedenle ceza davası sonucunun beklenmesi gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi gereğince sorumlu bulunmasına olayda sigortalının kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmamasına, sigortalının hasar gören işyerindeki zararlarının görgü tespit tutanağı, hazırlık soruşturması ve eksper raporu ile belirlenmiş, bu belirlemelerin aksi davalı yanca kanıtlanamamış bulunmasına, bilirkişi raporuna mesnet eksper raporunda fiyatlandırılmanın olay tarihi itibariyle yapılmış olmasına, mahkemenin kısa kararından yargılama giderlerine değinilmemiş olmasının gerekçeli kararda yer almasına engel yasal bir düzenlemenin yer almamasına, nisbi vekalet ücreti verilmesine rağmen verilen miktarın maktu olduğunun yazılmasının maddi hataya dayalı olması nedeniyle her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, davalının olayda kusuru olduğunu iddia ettiği dava dışı ihbar edilenlere rücu etme olasılığının bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 619,14 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy