(6762 S. K. m. 4) (2004 S. K. m. 67, 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2001/1186 - 2004/788 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.03.2006 gününde davacı avukatı E. D. ile davalı avukatı T. C. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki karşılık menfi tespit ve itirazın iptaline ilişkin davalar sonunda asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, asıl dava davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı TTK.nun 4 üncü maddesine eklenen fıkra ile iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakim ve Savcılar yüksek Kurulu'nun olumlu görüşüyle Adalet Bakanlığı'nca bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıklara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin anılan kurulca belirleneceği öngörülmüştür. Getirilen bu düzenleme uyarınca, 17.07.2004 tarihli olurla İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Dava, TTK.nun 4 üncü kitabında düzenlenen deniz ticareti uyuşmazlığından kaynaklandığına göre, hükümden önce kurularak faaliyete geçen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevli olduğu gözden kaçırılarak esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın öncelikle kanun düzenine ilişen bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin feragat iddiasının görevli mahkemece değerlendirilecek olmasına göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın görev yönünden BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy