(6762 S. K. m. 1334)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2005 tarih ve 2002/1593-2005/116 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.09.2006 gününde davacılar avukatı Suat Ekim ile davalı avukatı Halit Şehirlioğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi Hüsnü Akkaya'nın davalı şirket nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu dönemde iş yerinde meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiğini, buna rağmen davalı şirketin kazanın aşırı alkol etkisi altında meydana geldiği iddiasıyla teminat tutarını ödemediğini belirterek, davacıların payına isabet eden (93.750) USD'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ferdi Kaza Sigortaları Genel Şartları'nın 4/d maddesi hükmü gereği aşikar sarhoşluğun tevlit ettiği vefat halinin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, murisin dışa yansımış nitelikte alkollü iken iş yerinde bulunduğu yerden sert zemine düşme sonucu beyin kanamasına bağlı olarak öldüğü bu ölümün poliçe genel şartlarının 4/d maddesine göre teminat dışında kaldığı, murisin alkol dışında ölümle sonuçlanan düşmeye yol açan başkaca bir yan etkinin bulunduğunun davacılar tarafından dosyada toplanan kanıtların aksine kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirket nezdinde Ferdi Kaza Sigorta Poliçesiyle sigortalı muris Hüsnü Akkaya'nın meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği iddiasına dayalı, poliçe teminatının davacıların miras payları nispetinde davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan 17.10.2003 tarihli bilirkişi raporunda, muris Hüsnü'nün iş yerinde içeri girdikten sonra kapıyı içeriden kilitlediği, ancak sarhoş olduğundan anahtarın nerede olduğunu hatırlayamadığı için, üst kat büroların kapısını anahtarla açamadığı, yine sarhoşluğun etkisiyle kontrplakları kırıp, korkulukları atlayıp, asma kattaki büroya girmeye çalıştığı, dengesini bulamayınca aşağıya düştüğü, bu tür dengesiz davranışlar için (1.5) promil alkol bulunmasının yeterli olduğu, aşikar sarhoşluk nedeniyle vefat halinin kaza sayılamayacağı belirtilmiştir. Anılan raporda mütaalasına başvurulan tıp doktorlarının ihtisas alanları dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, anılan raporda sadece tanık ifadelerinin tekrarlanması ile yetinilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi raporunda ise
kanda saptanan %150 mg düzeyindeki alkol miktarının şahısta, kişisel farklılıklar olmakla birlikte, reaksiyon zamanının uzamasına, ruhsal inhibasyonların ortadan kalkmasına ve heyecanların kontrolünün ortadan kalkmasına neden olacak düzeyde hafif sarhoşluğa neden olacağı, sorulan diğer soruların A.T.K 1.İhtisas Kurulunca değerlendirilmesi
gerektiği belirtilmiş, 1.İhtisas Kurulunca verilen 17.09.2004 tarihli raporda ise,
kişinin bu miktar alkol düzeyi ile dengesini kaybederek düşebileceği gibi, başka bir etkenle de düşmüş olabileceği, aralarında tıbben ayırım yapılamayacağı
bildirilmiştir. Mahkemece özellikle 17.10.2003 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, özetlenmeye çalışılan raporların hiç birisinde davaya konu ölüm olayının salt alkolün tesiri altında meydana geldiği ortaya konulmadığı gibi, alınan raporların hüküm tesisine yeterli olduğundan da söz edilemez. Bu durumda, mahkemece, olay yerinde keşif yapılmak suretiyle, kazaya neden olduğu anlaşılan merdivenlerin ve korkuluğun yapısı da dikkate alınarak, murisin hangi eylemi esnasında düştüğü de gözetilerek, düşme hadisesinin salt alınan alkolün tesiri ile mi, yoksa alkollü olunmakla beraber, eylemin icrası sırasındaki etkenlerden mi kaynaklandığının aralarında iki teknik bilirkişi ve bir nöroloji uzmanından alınan raporla belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme sonucu ve ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy