(6762 S. K. m. 1279, 1280)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2002/1595-2004/945 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin babası ve eşi olan Mehmet Akgöl'ün davalı şirket nezdinde 18.04.1991 tarihinden itibaren on yıl süreli hayat poliçesi ile sigortalı iken on yılık sürenin bitiminde sigortanın süresinin üç yıl daha uzatıldığını, bu süre içinde 18.09.2001 tarihinde Mehmet Akgöl'ün vefat ettiğini, bunun üzerine müvekkillerinin davalı şirkete başvuruda bulunarak vefat tazminatı ve diğer haklarının ödenmesi isteminde bulunduklarını ancak davalının sadece iştira bedelini ödediğini, müvekkillerinin sigorta akdinden kaynaklanan diğer haklarını ödemediğini ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla, 4.000.000.000 TL tazminat ve alacaklarının vefat tarihi olan 18.09.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 4.500.000.000 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ölen sigortalının yedi yıldır karaciğer rahatsızlığı olup, 02.04.2001 tarihli süre uzatım formunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak var olan ve tedavi gördüğü önemli karaciğer hastalığını müvekkili şirketten gizlemek suretiyle sigorta süresini uzattığını, bu nedenle süre uzatım işleminin geçersiz olduğunu, sigortalının varislerine ancak poliçenin iştira değerinin ödenebileceğini, ayrıca ölüm tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, ıslaha konu miktarın ise ölüm tarihinden itibaren iki yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını savunarak davanın esas ve zamanaşımı yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta süresinin uzatılmasının yeni bir akit olmayıp, eski sigorta akdinin devamı niteliğinde bulunduğu, bu durumda davacıların murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı davranışının olmadığı, davacıların ecel ile vefata ilişkin tazminatı 18.09.2001 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte isteyebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000.000.000 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, 500.000.000 TL ile ilgili davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece hüküm altına alınan tazminata davacıların murisi sigortalının ölümü tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Rizikonun gerçekleşmesi durumunda hak sahiplerinin yükümlülüklerini düzenleyen hayat sigorta poliçesine ekli poliçe genel şartlarının B/4. maddesi uyarınca tazminata ilişkin belgelerin sigorta şirketine verilmesinden sonra sigortacının sözleşmeye göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı on gün içinde hak sahiplerine ödeyeceği yönündeki hüküm uyarınca davalı şirketin temerrüte düştüğü tarihin belirlenmesi ve faizin belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bu hüküm dikkate alınmadan sigortalının ölüm tarihinden itibaren sigorta şirketinin faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy