(6762 S. K. m. 1292) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.03.2005 tarih ve 2004/31-2005/117 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.09.2006 gününde davacı avukatı F.İ. davalı avukatı A. G. Ç gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için tetkik hâkimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, 26.07.2003 ve 22.08.2003 tarihlerinde meydana gelen iki ayrı trafik kazasında oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, ilk kazayla ilgili olarak 2.806.000.000 TL.'nın, ikinci kazayla ilgili olarak da 14.732.500.000 TL.'nın temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ikinci kazaya ilişkin 22.08.2003 tarihli kaza raporunda olayın başka bir yerde olup, burada yeni olmuş gibi kaza süsü verildiğinin yazılı olduğunu, resmi belgenin aksinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, dava dışı
plakalı pert olmuş araçla dava konusu
plakalı aracın motor ve şasi numarasının aynı olduğunu, pert işleminden sonra aracı satın alan kişilerin çıkma parçalarla aracın tamirini gerçekleştirdiğini, aracın plakası değiştirilerek yeni araç gibi sigorta ettirildiğini, bir çok kazası olan eski ve pertten bozma aracın 22.08.2003 günlü kaza raporunda belirtilen kaza süsü verilerek hasar bedelinin talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kasko poliçesi genel şartlarının 1.5 inci maddesine ve TTK.'nun 1292/3 üncü maddesine göre, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini sigortalı kasten yerine getirmez ise ispat külfeti yer değiştirip hasarın teminat içinde kaldığını sigortalının ispat etmesi gerektiği, tanık olarak dinlenilen polis anlatımıyla kaza tespit tutanağına göre 22.08.2003 tarihinde meydana gelen ikinci kazanın ihbar edilen yerde olmadığı, ikinci kazanın teminat içinde kaldığının davacı tarafından başka delillerle de kanıtlanamadığı, 26.07.2003 tarihinde meydana gelen ve teminat içinde olan ilk kazada oluşan hasar miktarının ise 2.212.500.000 TL olduğu gerekçesiyle, 2.212.500.000TL.nın 14.10.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı şirkete sigortalı aracın iki ayrı tarihte kazaya karıştığı iddia edilerek, her olay nedeniyle ayrı ayrı hasar bedeli istenilmiştir. İlk kazada oluşan hasara dair bir inceleme içermeyen bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda, ilk kaza nedeniyle istenebilecek hasar bedelinin 2.806.000.000 TL olduğu, bu raporun da hükme esas alındığı belirtildiği halde, mahkemece 2.806.000.000TL.'na hükmedilmesi gerekirken, ikinci kazada oluştuğu belirtilen 2.212.500.000 TL işçilik ve onarım giderine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy