(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beykoz Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2004 tarih ve 2002/28-2004/876 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.04.2006 gününde davacı asil Ahmet Yaşar Arslan gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile birlikte S.S. Göksu evleri Konut Kooperatifinin ortağı olduklarını, kooperatifin konutların çatı ve bina sıvalarını yaparak ortaklara teslim ettiğini, karşı komşu olan davalının projeye aykırı olarak ek inşaatlar yapmak suretiyle ortak yeşil alanı daraltıp yaya kaldırımını yok ettiği gibi villa duvarlarını yükselttiğini ileri sürerek, davalının imalat ve inşaatının eski hale getirilmesi ve projeye aykırı olanların yıkımı ile 500.000.000 TL yıkım bedeli, 500.000.000 TL konu ile ilgili yaptığı giderler ve 500.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; kooperatifin henüz ferdileşmeye geçmediğini ve davacının tapu maliki olmadığını, bu nedenle dava hakkı bulunmadığını savunarak red kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davalının villasının projeye aykırı olarak kaldırıma tecavüzlü ve bahçe duvarının da projeye göre yüksek yapıldığı gerekçesiyle, men'i müdahale ve kal talebinin kabulüne, yıkım bedeli 500.000.000 TL.nın davalıdan tahsiline, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy