(818 S. K. m. 41, 43, 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.12.2004 tarih ve 2003/235 - 2004/829 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı TCDD.nin işleteni olduğu trende yolculuk ettiği sırada, vagon kapısının açık olması ve sarsıntı nedeniyle düşerek yaraladığını, sol bacağının diz altından kesildiğini ve bu suretle müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 400.000.000.-TL işgöremezlik ve 10.000.000.-TL tıbbi araç giderinin reeskont faiziyle ve ek davada ise 10.168.416.396.-TL işgöremezlik ve 448.422.403.-TL protez bedeli tazminatı ve 50.00.000.000.000.-TL manevi tazminatın avans faiziyle davalıdan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla asıl davadaki faiz istemini de ticari temerrüt faizi olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve ek davada, kusuru kabul etmemiş, ek davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, asıl ve ek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, asıl ve ek davanın kısmen kabulü ile, toplam 11.026.838.799.-TL maddi ve 7.000.000.000.-TL manevi tazminatın değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tren kazasında yaralanmaya dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, efor tazminatı hesaplanmasında, davacının 20 yaşından itibaren kazanç elde edebileceği esas alınmış, ancak askerlik döneminde gelir elde edemeyeceği hususu nazara alınmamıştır. Oysa, davacı askerlik döneminde gelir elde edemeyeceğinden, bu döneme ilişkin tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
3- Öte yandan, açılan ilk davada, temerrüt faizi olarak, avans faizi istenebilmesi mümkün iken, reeskont faizi istenilmekle, davacı taraf bu kısım için artık avans faizi istenilebilmesi hakkından feragat etmiş sayılacağından, bu hususta daha sonra ıslah ile de olsa avans faizi istenilmesi mümkün değildir. Bu durumda, açılan ilk davada istenilen kısım için, temerrüt faizi olarak, reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istem bakımından ıslaha dayalı olarak avans faizine hükmedilmesi de doğru olmamış ve bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy