(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.09.2004 tarih ve 2001/872-2004/1050 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı bulunan davalının tasfiye işlemlerine katılım borcu olan ( 60.000.000 ) TL.nı ödemediğini, bu hususta girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 23.07.1999 tarihinde ortaklıktan istifa ettiğini, bu nedenle 29.04.2001 tarihi genel kurul kararlarının kendisine uygulanamayacağını, ortaklığının devam ettiği kabul edilse bile bu genel kurul kararını yasaya ve anasözleşmeye aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı ortağın, genel kurul kararına dayanarak kendisinden talep edilen katılım bedelini ödemediği, bu genel kurul kararının ortakların sorumluluğunu artıracak nitelikte olmadığının ve usul ve yasaya uygun bulunduğunun kesinleşen yargı kararları ile belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı kooperatif tarafından, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatifçe talep edilen meblağın ortaklardan tahsili, 29.04.2001 tarihli genel kurul toplantısında kararlaştırılmıştır. Davalı ise cevap dilekçesinde, bu genel kurul toplantısından önce 23.07.1999 tarihli dilekçe ile ortaklıktan istifa ettiğini, bu durumda anılan genel kurul kararının kendisine uygulanamayacağını savunmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, davacı kooperatif anasözleşmesi hükümleri ile defter ve kayıtları incelenerek, davalı ortağın istifasının akıbetinin ne olduğu tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy