(6762 S. K . m. 316, 367, 435)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.02.2005 tarih ve 2003/780-2005/31 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.09.2006 gününde davacı avukatı H.Tahsin Akalın gelip, davalı asil ve davalılar vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin %25'er oranında paydaşı bulundukları davalı şirketin ortağı ve temsil-ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların şirketi zararlandırıcı ve özvarlığını tehlikeye atan iş ve işlemlerde bulunduklarını ileri sürerek, davalı yönetim kurulu üyelerinin azlini, şirkete kayyım atanmasını ve şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı yetkisi verilmesini ve toplantı gündeminin belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlara dayanılarak, TTK. nun 316. maddesi hükmünce yönetim kurulu üyelerinin ancak genel kurul kararı il azlonulabilecekleri, esasen iki davalı ve davacı Richard Gartner'in 01.11.2002 tarihli genel kurulda oybirliğiyle yönetim kuruluna seçildikleri, TTK.nun 435. maddesinde belirtilen kayyım atanması şartlarının bulunmadığı, şirketin iyi yönetilmediği ve özvarlığının tehlikeye girdiği iddialarının ispatlanamadığı, bu bağlamda davacılara ait dava dışı şirketin davalı şirkete yönelttiği İzmir 3. Ticaret Mahkemesi'nin 2003/562 E. sayılı alacak davasının redle sonuçlandığı, TTK ve anasözleşme hükümlerince denetçinin devreye sokulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı paydaşlarca TTK. nun 367. maddesinde düzenlenen biçimde yönetim kuruluna ve denetçiye başvurulmadan doğrudan doğruya mahkemeden şirketin olağanüstü toplantıya çağrılmasına izin verilmesini istemelerinin mümkün bulunmamasına, yönetim kurulunun azli kararının ancak anonim şirket genel kurulunca verilebilecek olması nedeniyle böyle bir istemin mahkemeye yöneltilmesinin yasal dayanağının bulunmamasına, şirket anasözleşmesince öngörülen üç yıllık görev süresi dolmadığından dava tarihinde şirketin organsız kaldığı, iddiasının yerinde olmaması karşısında TTK.nun 435. maddesine dayalı istemlerin reddinde isabetsizlik olmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığı, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy