(6762 S. K. m. 56) (554 S. KHK. m. 1, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2004 tarih ve 2004/538 - 2004/215 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.09.2006 gününde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin Tokai Seıkı GmbH firmasının lisansı ile Tokai markasını taşıyan çakmakları ürettiğini, Tokai markasının Türkiye'de de tescilli olduğunu, (M34) kullan-at dolmayan çakmak ve (P4R) elektronik doldur-kullan tipi çakmakların ilk defa lisans veren firma tarafından üretildiğini, lisans anlaşması ile çakmakların imalatı ve dizaynların kullanımının müvekkili şirkete verildiğini, belirtilen çakmakların davalı tarafından Nippon, Nippon Japan markası ile ve markasız olarak imal edilip piyasaya sürüldüğünü, davalılar eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalılar eyleminin haksız rekabet olduğunun tespit ve men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, taklit ürünlerin imhasına, 2.500.000.000 TL maddi, 2.500.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Muharrem Taşdemir, Ankara Pazar Hırdavat Ltd. Şti. ve Volkan Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkillerinin Nippon markalı çakmakların satıcısı olduğunu, kullanıldıktan sonra atılan çakmak modelinin harcıalem olduğunu, bu model çakmakların değişik markalarda satıldığını, Nippon marka manyetolu (elektronik) çakmakların Endüstriyel Tasarımlarının lisans veren Ningbo Xinhai firması tarafından Çin ve Almanya'da, Berkay Ltd. Şti. tarafından da Türkiye'de tescil ettirildiğini, haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın her ne kadar dizayn kopyacılığına dayanarak tescilli tasarımlarının olduğu izlenimi yaratmakta ise de, ülkemizde tescilli bir tasarımının bulunmadığı, davacının çakmak tasarımlarının WIPO nezdinde tescilli olmasının, Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tesciline ilişkin Lahey Anlaşması'na taraf olunmadığı için Türkiye'de de kendiliğinden korumayı gerektirmediği, TPE nezdinde tescilin yokluğu nedeniyle belgenin kendiliğinden korumayı gerektirmediği, davacı tarafın ürünlerini TOKAİ markası ile sattığı, davalı tarafın sattığı ürünlerde Nippon veya farklı markalar bulunduğu, bir kısım çakmakların ise markasız satıldığı, ürünler arasında benzerlik olmakla beraber aynı olmadığı ve çakmaklar arasında renk, boy, v.s. gibi hususlarda farklılıklar bulunduğu, davalı çakmaklarının TOKAİ marka çakmaklar ile birebir aynı olmadığı, aralarında farklılıklar bulunan, farklı bir marka ile satılan, tasarımı tescilsiz olan ve 1980 yılından beri yurt dışında üretildiği belirtilen çakmakların haksız rekabet yoluyla korunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tescilsiz tasarıma dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
554 Sayılı KHK.nun 1. maddesinin 2.fıkra son cümlesi gereğince tescilsiz tasarımlar genel hükümlere tabidir. Mahkemece bu husus doğru olarak tespit edilmiş olmasına rağmen tescilsiz tasarımların koruma süreleri bakımından 22. madde ile onarım amaçlı tasarımlar için öngörülen 3 yıllık süre ve keza Topluluk Tüzüğünde öngörülen aynı süre içinde korumanın haksız rekabet açısından menfaatler dengesine uygun düşeceği gerekçesi somut olay bakımından yerinde bir gerekçe değildir. Zira dava konusu edilen husus onarım amaçlı kullanım ile ilgili olmadığı ve bu yönde davalının herhangi bir savunması da bulunmadığı gibi, dava tarihinde yürürlükte bulunmayan yabancı mevzuatın kıyasen uygulanması da ortada uygulanabilir TTK.nun haksız rekabete ilişkin 56 vd. maddelerinin varlığı karşısında hukuka uygun bir gerekçe olarak kabul edilemez.
Diğer taraftan, mahkemece yanlara ait çakmak tasarımları arasında iltibasın varlığının belirlenmesi amacıyla uzman bilirkişi raporu alınmış olmasına rağmen, rapora itibar etmemenin gerekçeleri teknik yönden yeterli olarak kabul edilemeyeceği gibi, esasen mahkemenin bu konuda uzman olduğunun kabulü de mümkün değildir.
Davacının lisans sözleşmesi kapsamında imalat, pazarlama, satış ve dağıtım konusunda yetki aldığı, bu sözleşmeye dayalı olarak ülkemizde tescilli olmayan çakmakların modeli üzerinde davacının hak iddia edemeyeceği hususu da redde gerekçe gösterilmiş ise de, dava ve yargılama aşamalarında sunulan davacı yan dilekçelerinde, tescilsiz tasarıma konu ürünlerin 1980 yılından beri Türkiye'de üretildiği ve lisans sözleşmesi ile ürün üzerinde kullanılacak marka hakkının alındığı belirtilmiş olması karşısında, bu iddia mahkemece yeterince araştırılmadan tasarım konusu ürünlerin 1980 yılından beri yurt dışında üretildiği gerekçesiyle de davanın reddedilmiş olması Dairemizin temyiz incelemesi yaptığı ve davacı yanca sunulan karar içeriklerine de uygun düşmediği gibi, davaya konu (P4R) tipi çakmaklarla ilgili olarak kararın hiçbir gerekçe de içermediği, bu çakmaklara yönelik hiçbir değerlendirmede yapılmadığı anlaşıldığından tüm bu nedenlerle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy