(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2002/524-2005/24 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılan karar verildikten temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan kılavuzluk hizmetinden doğan alacağın tahsili için girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacak iddiasının dayandırıldığı faturaların bir kısmının müvekkiline tebliğ edilmediğini, taraflar arasında yoğun işbirliği bulunduğunu ve tüm ödemeler ile giderlerin mahsuplaşma yolu ile yapıldığını, faiz ve icra inkar tazminatı isteminin dayanaksız olduğunu, müvekkilince yapılmış ortak hizmet ve kazanca yönelik masraf yatırım ve alacaklara dair tebliğ ve kabul edilmiş iki adet fatura bedeli 155.933.783.942 TL'nin takas ve mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşılık davada ise, müvekkilinin karşılık davalıya teslim ettiği iki adet pilot motoru inşa bedeli bakiyesi 53.820 USD alacağı bulunduğunu ileri sürerek, bu meblağın fatura tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, icra takip dosyasına, tanık anlatımlarına ve taraflara ait ticari defterler üzerindeki bilirkişi inceleme sonucuna dayanılarak, usulüne uygun tutulan tarafların defter kayıtlarının birbirini doğrulamaması nedeniyle sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacının ispat ettiği ve davalı kayıtları ile de doğrulanan alacağının 163.635.294.607 TL olduğu, icra takip tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden birikmiş faiz istenemeyeceği, takas mahsubu esas alacağın davacı şirket kayıtlarında yer almadığından bu savunmanın geçerli olmadığı; taraflar arasındaki 01.02.2000 tarihli motor inşa sözleşmesinin 22.05.1996 tarihli adi ortaklık sözleşmesinden ayrı sözleşme olduğu, ödenmeyen bedelden karşılık davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen, karşılık davanın aynen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Tarafların temyizi üzerine temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesinden sonra davacı vekili Av. Kazım Ertence tarafından gönderilen 19.06.2006 tarihli dilekçeyle ekli 7097 sayılı vekaletnamede davacının verdiği yetkiye dayanılarak davadan feragat edildiği ve karşılık davada vekilinin de 28.09.2006 tarihli dilekçeyle davayı takipten feragat edildiği görülmekle vaki feragat bildirimleri hakkında yerel mahkemece hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma içeriğine göre, tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar vekillinin sonradan yerel mahkeme kanalı ile gönderdikleri dilekçelerdeki davadan ve davayı takipten feragat bildirimleri hakkında hüküm kurulmak üzere kararın BOZULMASINA, tarafların esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmemesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy