(6762 S. K. m. 711) (2004 S. K. m. 257, 259)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.03.2005 tarih ve 2002/159-2005/79 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davacı şirket yöneticisi Ceyla Bizimcan ile davalılardan Garanti Bankası A.Ş. vekili Av. Sevgi Güven geldi, diğer davalı Yürek Teks. San. A.Ş. vekiline tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçelerinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılardan Garanti Bankası ve bu banka ile birleşen Osmanlı Bankasının müşterisi olup, diğer davalı Yürek Tekstil San. Tic. A.Ş. ile de ticari ilişkisinin bulunduğunu, her iki bankadan çek karnesi olarak bunları kullandığı, müvekkilinin davalılardan Yürek Tekstil A.Ş.'den aldığı mallara karşılık ödeme aracı olarak çekler keşide ettiğini, keşide edilmiş olan çekler üzerinde imzanın yanında keşide tarihleri yazılarak, bir de ayrıca ödeme tarihi olarak kabul edilen vade tarihinin düzenlendiğini, Yürek Tekstil A.Ş.'nin kendisine verilen çekleri, keşide tarihlerinden itibaren 10 günlük yasal süresi geçtikten sonra davalı bankalara ibraz ettiğini, bankaların çek vasfında olmayan bu belgeleri çek kabul ederek karşılıksız şerhi vurduğunu, Yürek Tekstil A.Ş.'nin de çek vasfında olmayan bu belgeler için ihtiyati haciz kararı olmak suretiyle müvekkiline ait fabrikada haciz uyguladığını, takibin iptali amacıyla açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda neticeden takibin iptaline karar verildiği, bu arada işverenin iflasa sürüklendiğini hisseden işçilerin işlerini bıraktıklarını, davalı Yürek Tekstil A.Ş.'nin daha da ileri giderek müvekkili şirketin kredi ilişkisi olan bankalardaki tüm hesaplarına 22.09.2000 tarihinde haciz koydurduğunu, Garanti Bankası A.Ş.'de bunun üzerine tüm kredileri vadesinden önce kapatıp haksız yere mağduriyetinin artmasına sebebiyet verdiğini, üretimin tamamen durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (1.500.000.000.000) TL maddi ve (10.000.000.000) TL manevi tazminatın 22.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yürek Tekstil San. Tic. A.Ş. vekili, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, davanın haksız menfaat temini amacı güdüp, davacının kendi hilesine dayanarak hak talep ettiğini, davaya konu çekler için alınan ihtiyati haciz kararı gereği davacı şirkete ait fabrika binasında 22.09.2000 tarihinde haciz tatbik edilmiş ise de, malların muhafaza altına alınmadığını, davacıların ödeme yönünde girişimde bulunmaları için 4 ay bekledikten sonra 22.01.2001 tarihinde haczedilen malların bulunabilen bir kısmının muhafaza altına alınabildiğini, muhafaza işleminin yapıldığı tarihte fabrikanın faal olmayıp, tek bir işçinin dahi çalışmadığını ve elektriklerinin de kesik olduğunu, davacı tarafından ihtiyati hacze hiçbir tarihte itiraz edilmediğini, davacının çekler üzerindeki iki tarih hilesine bir çok alacaklısına karşı başvurduğunu, olmayan bir borç için takip konusu yapılmadığını, bir kişinin kendi hilesine dayanmasının kanun tarafından korunamayacağını, haciz yazıları sebebiyle davacının kredi borçlarının bankalarca zamanından önce kapatılması sebebiyle görülen zamanın kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı T. Garanti Bankası A.Ş. vekili, davanın müvekkili banka yönünden zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından yazılan keşide tarihlerinin okunamayacak ve görülemeyecek durumda olduğunu, davacının müvekkili bankaya ait çeklerden dolayı değil zaten daha evvelde arkası karşılıksız kaydı alan diğer banka bildirimlerinden dolayı da Merkez Bankası sakıncalılar listesine girdiğini, davacının lehine bankaca tesis edilen ve kullandırılan yabancı para döviz kredilerinin vadelerinin gelmeleri nedeniyle kapatılıp, kredi borçlarının tahsil edilip, ipoteklerinin fekedildiğini, davacı hakkında kambiyo senetlerine dayalı takip yapılmasa bile, ilamsız takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının borcunu açıkça kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, İİK.nun 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz kararı alabileceği, davacının iddiası gibi ihtiyati hacze konu çeklerin çek vasfında olmadığının kabul edilmesi halinde dahi, çeklerin ibraz edildiği tarihte davalı şirket alacağının vadesinin gelmiş olduğu, benzer bir kısım çeklerin bankaya ibraz edildiğinde karışlıklarının herhangi bir itirazi kayda uğramadan ödendiği, davacı iddiasının iyi niyetle bağdaşmadığı, İcra Tetkik Mercii tarafından takibin iptaline karar verilmesinin şekli bir işlem olup, taraflar arasındaki ilişkiyi ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki ihtiyati haciz kararının uygulanmasından dolayı davacının maddi ve manevi zarara uğradığının da kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının TTK.nun 711/2. maddesi uyarınca çekten cayma hakkını kullanmamış olması karşısında bankanın çeklere karşılıksız şerhi vermesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, kredi ilişkisinden doğan borcu tahsil etmesinin de kredi sözleşmesine aykırılık teşkil etmemesine ve davacı yararına manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalılardan Yürek Tekstil San. AŞ'nin ihtiyati haciz kararı alınmasında kusurunun bulunmasının gerekmesine, somut olayda bu koşulun gerçekleşmemesi karşısında bu kaleme yönelik istemin reddinde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı Banka açısından hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- İcra ve İflas Yasasının 257. maddesi ile, alacaklının hangi durumlarda ihtiyati haciz isteyebileceği düzenlenmiştir. Gene bu Yasanın 259/1.uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumludur. Haksız olarak ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklının sorumluluğunun kusura dayanmadığı konusunda gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda tam bir görüş birliği vardır. Bu durumda somut olayda alınan ihtiyati haciz kararının haksızlığı kesinleşmiş yargı kararıyla ortaya çıkmış olduğundan mahkemece davacının maddi tazminat isteminin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı Bankaya yönelik tüm, davalı Yürek Tekstil A.Ş'ye yönelik sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı Banka yönünden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL vekalet ücretinin davalı Yürek Tekstil San. Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, takdir edilen 450.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Garanti Bankası A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy