(818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.02.2004 tarih ve 2002/498-2004/89 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketteki %50 hissesinden %40'ına tekabül eden 90 payını davalı Yusuf Kenan Yorulmaz'a 2.250.000.000 TL'ye ve %10'una tekabül eden 10 payını da diğer davalı Tülay Yorulmaz'a 250.000.000 TL'ye devrettiğini, şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olması nedeniyle şirketin mali durumu hakkında tek bilgi sahibi olan davalı Yusuf Kenan Yorulmaz'ın şirketin zarar ettiğini belirterek ve eşiyle birlikte müvekkilinin tecrübesizliğinden yararlanarak hisseleri gerçek değerinin çok altında bir bedelle aldıklarını ileri sürerek gabin nedeniyle hisse satış sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının 26.12.2001 tarihli iki ayrı noter sözleşmesiyle, toplam (200 pay karşılığı) 5.000.000.000 TL sermayeli davalı şirketteki hisselerinden 90 payını 2.250.000.000 TL bedelle davalı Yusuf Kenan Yorulmaz'a, 10 payını 250.000.000 TL bedelle diğer davalı Tülay Yorulmaz'a devredip davalıları ibra ettiği, devrin şirket pay defterine işlendiği ve hisse devri nedeniyle ödenen bedellerin şirket sermayesi içinde gösterilen değerlerine uygun olduğu, dava davalı limited şirketin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte bölüşülmesine dair tasfiye payına ilişkin olmadığından şirket ortağının payını gerçek değerinden gabin oluşturacak ölçüde az bir bedelle devrettiği iddiasının dinlenemeyeceği, şirketin karlılığı ve mal varlığının gizlendiği iddialarının da dinlenebilir görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait şirket hisselerinin gabin nedeniyle gerçek değerinin altında davalılara satıldığı iddiasına dayalı hisse satış sözleşmelerinin iptali istemine ilişkin olup, davacı, davalı şirket müdürünün kendisine şirketin zarar ettiğini söyleyip, tecrübesizliğinden yararlandığını beyan etmiştir. BK.nun 21. maddesi anlamında gabinden söz edebilmek için, edimler arasında aşırı nispetsizlik (objektif unsur) ve zarara uğrayan tarafın müzayaka halinde olmasından veya hiffet yahut tecrübesizliğinden yararlanılması (subjektif unsur), objektif ve subjektif unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Davacı hisselerinin değerinin, davalı şirketin hisselerinin piyasadaki gerçek değeri araştırılarak belirlenmesi gerekirken mahkemenin hisse devri nedeniyle davacıya ödenen bedellerin şirket sermayesi içinde gösterilen değerlerine uygun olması nedeniyle davacının gabin oluşturacak ölçüde az bir bedelle devredildiği iddiasının dinlenemeyeceği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği yönündeki gerekçesi yerinde değilse de, şirketin kurucu ortağı ve %50 hissedarı olan davacının şirketin ekonomik durumunu bilmemesi mümkün görülmediğinden, dolayısıyla gabinin subjektif unsuru oluşmadığından objektif unsur yönünden artık inceleme yapılmasına gerek kalmadığından sonucu itibarıyla doğru olan davanın reddine ilişkin kararın yukarıdaki değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibarıyla doğru olan hükmün yukarıdaki değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy