(818 S. K. m. 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2004 tarih ve 2002/1766 - 2004/965 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi D.'nin, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı bulundukları araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerek, şimdilik her bir müvekkil için ayrı ayrı l.000.000.000.-TL destek tazminatı ile 30.000.000.000.- TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... Turizm Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın ıslah edildiği ve davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden atiye terk edildiği, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, benzer tazminat davasında anne ve baba için 5.000.000.000.- TL manevi tazminat tayin edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı C. için 2.163.134.137.-)TL, M. için 17.274.823.043.- TL maddi ve her bir davacı için ayrı ayrı 5.000.000.000.- TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... Turizm Ltd. Şti. ile Y'den tahsiline, davalı sigorta şirketi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, dava dilekçesinde açıkça yasal faiz talebinde bulunulmak suretiyle talebin sınırlandırılmış olması karşısında, ıslah yolu ile de olsa avans türünden temerrüt faizi uygulanması talebinde bulunulamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin, aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlularından tazmini istemine ilişkindir. Muris D., vefatından önce Ankara Üniversitesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Programı'nda son sınıf öğrencisi olup mezun olunca öğretmenlik yapacaktır. Mahkemece de, destek miktarı belirlenirken doğru bir yöntemle İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden kazanç durumu sorulmuş ve buna göre hesaplama yapılmıştır. Ancak, bu hesabın yapıldığı 22.12.2003 tarihli bilirkişi raporunda, en son olarak Eylül 2003 tarihine kadar bildirilen öğretmen maaşları dikkate alınmışken, 23.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda Eylül 2003 tarihi maaşları, yıllık % 10 artırıma tabi tutulmuş ve rapor tarihine taşınmıştır. Oysa bilinen dönem için varsayıma dayalı olarak bu şekilde bir hesaplama yapılması mümkün değildir. Kaldı ki mahkeme, bu rapora dahi itibar etmemiş, davalı şirket vekilinin 23.09.2004 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilen ve denetime elverişli olmayan hesaplamalara göre hüküm kurmuştur. O halde mahkemece, muris D'nin kazanç durumunun, bilinen en son tarih itibariyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden sorulması ve destek hesabının buna göre yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Mahkemece, manevi tazminat miktarı tayin edilirken izlenen yöntemde olayın özelliklerine uygun değildir. Zira ayın olayda hayatını kaybeden bir yolcunun anne ve babası için ayrı ayrı 5.000.000.000.- TL manevi tazminat takdir edilmiş ve bu karar dairemizce onanmış ise de, ayın yolcunun bir kardeşi daha vardır ve bu kardeşe de 4.000.000.000.- TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Somut olayımızda ise, muris D.'nin başka bir kardeşi yoktur. O halde mahkemece, dava konusu kazada tek çocuklarını kaybeden ve yaşlan itibariyle bir daha çocuk sahibi olma ve manevi ızdırapların bu çocukları ile dindirme imkanına sahip olmayan davacı anne ve baba için, somut olayın özellikleri de dikkate alınarak, daha uygun bir manevi tazminat miktarına hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy