(818 S. K. m. 41, 55) (5584 S. K. m. 46, 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2004 tarih ve 2004/817-2004/1702 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı PTT Gen. Müd. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davalı PTT Gen. Müd. avukatı Murat Kemal Kocadallı gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeli avukatının sözleşmesinin feshine yönelik ihbarnamenin davalı kurum personeli olan diğer davalı nezdinde kaybedilerek muhatabına tebliğ edilmemesi sonucunda, avukatın davacı aleyhine açtığı İş Yasası'ndan kaynaklanan tazminat alacaklarına ilişkin dava, mahkemece hükmedilen 14.850.300.000.-TL'nin ödenmek zorunda kalındığını, müvekkilinin zararından her iki davalının da sorumlu olduklarını ileri sürerek, bu tutarın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili; müvekkiline teslim edilen taahhütlü gönderilerde sorumluluğun taahhüt ücretinin 50 katı ile sınırlı olduğunu, genel hükümlere dayalı olarak tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece davacının sözleşmeli avukatının sözleşmesinin feshine ilişkin ihbarnameyi 12.12.2000 tarihinde davalıya teslim etmesine rağmen diğer davalının zimmetinde iken kaybedildiğini ve bu yüzden aleyhine açılan dava sonucunda davacının 14.850.300.000.-TL tazminat ödemek zorunda kaldığı, davalı Sedat'ın haksız eylem faili, diğer davalı kurumun ise adam çalıştıran sıfatıyla zarardan sorumlu bulunduğu, davalı uhdesinde kaybedilen belgenin Posta Kanunu'nun 46. ve 50. maddelerinde öngörülen kıymeti belirtilen evrak niteliğinde olacağından sorumluluğun da anılan maddeler çerçevesinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 600.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalı PTT Genel Müdürlüğü'nden alınmasına, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy