(6762 S. K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.03.2005 tarih ve 2004/239-2005/103 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davacılar avukatı Vefa Bostan gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili; davalıların Almanya'ya gelerek kurulmuş birçok şirketin birleşerek Holding olarak faaliyete geçtiğini ve holdinge ortak alacakların çok karlı olacağını beyan ederek şirketleri gösteren broşürleri müvekkillerine verdiklerini, makbuz ve ortaklık sözleşmesi gereğince tahsil ettikleri paralara 1 yıl sonra %20 kar payı vereceklerini taahhüt etmelerine rağmen hiçbir zaman kar payı ödemesi yapmadıkları, müvekkillerinin kendilerinden alınan paraların akıbetini araştırmak amacıyla Türkiye'ye gelip yaptıkları araştırmadan Holding'in hiçbir faaliyetinin olmadığını ve bir odadan ibaret merkezinin sadece tabelasının bulunduğunu, SPK tarafından da Holding ve yöneticilerin takibe alınıp haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendiklerini, müvekkillerinin davalılarca kandırılarak ve dolandırılarak paralarının işletildiğini ileri sürerek, 65.000.-DM'nin dava tarihindeki kur karşılığı 58.825.000.000.-TL olarak görüş ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar Büyük Grup Holding A.Ş., Ayhan, Ahmet ve Haluk vekili; davacıların istediği tutarın ortaklık sözleşmesine dayanarak verdikleri paralardan oluştuğunu, TTK.nun 405/2. maddesi gereğince sermaye olarak verilenlerin geri istenemeyeceği gibi TTK.nun 329/1. maddesi gereğince de, şirketin kendi paylarını temellük edemeyeceğini, diğer davalılara husumet oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar yanıt vermemiştir.
Davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi işbölümü itirazını kabul ederek dosyayı Ticaret mahkemesine göndermiş, Mahkemece, davacının talebinin şirkete ortaklık amacıyla yatırdıkları paranın tahsiline yönelik olduğu, hile ile yanıltılarak davalı Holding'e ortak edildikleri iddia edilmesine rağmen şirkete verilen paranın borç veya başka bir amaçla verildiğinin ileri sürülmediği, Holding'e verilen para karşılığında davacıların ortak olarak alındığı ve kendilerine ortaklık belgesi verildiği, TTK. nun 329/1. maddesi gereğince şirketin kendi paylarını temellük edemeyeceği ve 405. madde gereğince de şirkete sermaye olarak verilenin geri istenemeyeceği, hissenin başkalarına devredilebileceği yada tasfiye halinde tasfiye payına katılınabileceği, şirketin tasfiyeye girmediği ve halen faaliyetini sürdürdüğü gerekçesiyle şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalılar açısından ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 4.80.-YTL harcın temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy