(6762 S. K. m. 975, 1061, 1062, 1063, 1072, 1181)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 17.02.2005 tarih ve 2005/2-2005/22 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekillerince istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.10.2006 gününde davacı (karşı davalı) avukatı Nilgül Yamaner ile davalılar (karşı davacılar) avukatı Hüseyin Mutlucan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı (karşı davalı) vekili, müvekkilinin Libya'da mukim National Supply Canparation firmasına aralarındaki deniz aşırı satım sözleşmesine istinaden göndereceği mısırözü yağının nakliyesi amacıyla davalılardan Ekip Denizcilik Dış. Tic. A.Ş. ile bir taşıma anlaşması akdettiği ve anlaşmanın ifası zımnında toplam 1273 m/Ton yağın 63.666 kutu 1179 paket halinde diğer davalıya ait Ömer Faruk isimli gemiye yüklendiğini, taşımanın İskenderun/Ekinciler limanıyla Müsunala/Libya limanlara arasında yapılacağını, geminin yüklemeyi müteakip 19.02.1996 tarihinde sefere başladığını, varma limanına 30-35 mil mesafede iken makinesinin arıza yaptığından bahisle Malta/Valetta limanına bir römarkor yedeğinde dönerek barınma limanındaki masraflar için müşterek avarya ilan ettiğini, bu aşamada yükün hasarlandığının anlaşıldığı, yükün hasarlanan kısmının yeniden paketlendiğini ve Pama isimli gemiye yüklenerek dört ay gecikmeli olarak varma limanına ulaştırıldığını, bu hadise nedeniyle müvekkilinin gerek davalılardan Ekip Denizciliğe yaptığı ödemeler, gerekse kendisi tarafından yapılan zorunlu masraflar, kaza finansman ve kar kaybı olmak üzere toplam (450.000) USD zarara uğratıldığını, taşıyan ve donatan sıfatıyla davalıların müşterek avaryaya konu olan hadiseye kendi kusurları ile sebebiyet verdiklerini, TTK. nun 1181. maddesi ve 1974 York Anvers Kurallarının D kuralı gereğince kusuru olan ilgilinin kendi uğradığı zarar için herhangi bir tazminat istemesinin mümkün olmadığı gibi, sebep olduğu avarya garamesine iştirak edenlerin bu yüzden uğradıkları zararlardan dahi sorumlu olduğunu, geminin arızalandığı esnada 30-35 mil mesafede bulunan Müsurata Liman'ına çekileceği yerde 215 mil uzaklıkta ve tam aksi istikamette olan Valetta Limanına çekildiğinden ortaya gereksiz yere barınma limanı müşterek avanyası çıktığını, TTK. nun 1062. maddesi uyarınca taşıyanın malların yükletilmesi ve istifinde tedbirli bir taşıyanın dikkate ve özenini göstermek zorunda olduğunu, davalıların yükteki zararı tazminde mükellef olduklarını, ayrıca TCK. nun 1072. maddesi gereğince herhangi bir kaza neticesinde hasara uğrayan yük için navlun ödenmeyeceği, peşin ödenmiş ise geri alınacağından peşin ödenmiş navlununda iadesinin gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 450.000 USD maddi ve 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşılık davanın reddini istemiştir.
Davalılar (karşı davacılar) vekili, konşimento ve navlun sözleşmesi kayıtlarına göre yükün istif ve bağlanmasından davacının sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun yerine getirilmemesi sonucu yağ tenekelerinin ambar içerisine dağıldığını, ambar içerisinde desteklenmede iyi yapılmadığından boşluklara da yayılan yükün geminin dengesini bozup, sancağa yatmasına neden olduğunu, bu esnada davacı iddiasının aksine Akdeniz için ciddi sayılabilecek şiddette rüzgar ve ağır denizin mevcut olup, geminin denizde yardım çağrısı verdiğini, kaptan ve donatanın fazla bir seçim hakkı bulunmadığından birkaç saat daha uzak mesafede de olsa can ve mal emniyeti açısından daha görevli bir ülkeye gemisinin çekilmesinin daha mantıklı olduğunu, geminin makinesinin da arızalı olması nedeniyle çekilecek limanda arızalı geminin onarım imkanlarında bulunmasının beklendiğini, oysa Libya'da makine onarım için ekipman ve eleman olmadığını, yükle ilgili sorumluluğunu yerine getirmeyen davacının yükte meydana gelen hasara ve sonrasında donatanın uğradığı zarara katlanmasının gerektiğini, bir an için yükte meydana gelen hasarın yükletenin ve/veya yük sahibiyle acentesinin ihmallerinden kaynaklanmasa dahi TTK. nun 1063/1. maddesi hükmü uyarınca taşıyanın sorumluluktan kurtulduğunu, geminin denize, yola ve yüke elverişli bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiş, karşılık davasında ise, davacı (karşı davalı) 'nın yükün ambalajı, istiflenmesi ve desteklenmesindeki kusurun müvekkillerinin zararına yol açtığını ileri sürerek, (200.000) USD'nin faiziyle birlikte davacı (karşı davalıdan) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, geminin kötü hava koşullarında makine arızasına ve kötü istife bağlı olarak yan yatarak batmak tehlikesi geçirdiği sırada Malta'dan gelen kurtarıcılar tarafından Malta'ya çekilmesinde davalılara atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, manevi tazminat isteminin de koşulların oluşmadığı, karşı dava konusunu oluşturan tazminat talebini teşvik edecek belge ve delilere rastlanamadığı, davalıların bilirkişi incelenmesine defterlerini de hazır bulundurmadıkları gerekçeleriyle, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (karşı davacı) vekilinin tüm, davacı (karşı davalı) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı (karşı davalı) Turna Gıda Yağ ve Sabun Sanayi A.Ş.'nin Libya'daki bir firmaya sattığı mısırözü yağı yükü, İskenderun'dan Libya'nın Misurata Liman'ına taşınmak, üzere yapılan navlun sözleşmesi ile davalılardan Özsay Deniz Nakliyatı A.Ş.'ne ait Türk bayraklı Ömer Faruk Gemisine yüklenmiş, gemi Misurata Liman'ına yaklaştığında makine arızasına maruz kalmış bunun sonucu kötü hava koşullarının etkisiyle oluşan dalgalara açık hale gelmiş, yeterli bir şekilde tertip edilmeyen yükler geminin bir tarafına doğru kayarak batma tehlikesine neden olmuş, bu aşamada bir kısım yük hasarlanmıştır.
TTK. nun 1061. maddesi taşıyan malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermekle yükümlüdür derken yüke özen borcunun kapsamına giren faaliyetlerin ancak bir kısmını belirtmektedir. Gerçekte yükün iyi bir halde muhafazası ve gideceği yere salimen varabilmesi için gerekli bütün tedbirler buna dahildir. (Çağa/Kender, Deniz Ticaret Hukuku II, Navlun Sözleşmesi Sayfa 135) .Taşıyan kendi kusurundan olduğu gibi kendi adamlarının kusurundan da TTK. nun 1062. maddesi uyarınca sorumludur. Gerçi sözleşmeye konulacak fio veya fios şartı ile TTK. nun 1061. maddesinde sayılan faaliyetlerin ve yükümlülüklerin bir kısmı ve netice olarak bunların kötü yapılmasından doğan sorumluluk yükle ilgililere aktarılabilir. Ancak böyle bir şart, kaptanın nezaret görevinin, yükleme ve boşaltma teçhizatının iyi bir halde bulunmasını sağlamak ve istifin denizcilik usullerine uygun bir surette yapılmasını gözetmek yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz (a.g.e sayfa 135-136) .
Somut olayda, navlun sözleşmesi hükümlerini gösteren bağlantı teleksinde, (L/S/D For The Charterers Account, but OQs To Asist) şartı yer almaktadır. Söz konusu bağlantı muhtırası, yükün deniz tertibi yapılması ediminin kiracı da (taşıtan) olduğunu göstermektedir. Yükleme ve istif işlerinin yük ilgilisine bırakıldığı durumlarda dahi TTK. nun 975. maddesi uyarınca kaptanın yükleme ve istifin denizcilik örf ve usullerine uygun tarzda yapılmasına nezaret etmek görev ve sorumluluğu vardır. Bu durumda, yük hasarına münhasır olmak üzere yapılan hatalı istiften dolayı taşıyanın sorumluluğunun devam ettiği ve müşterek kurusunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve yetersiz gerekçe ile yük hasarına ilişkin istemin dahi tamamen reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı (karşı davalı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (karşı davalı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı (karşı davalı) yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL vekalet ücretinin davalılar (karşı davacılar)'dan alınarak davacı (karşı davalı)ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde davacı (karşı davalı)'ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.20 YTL harcın davalılar (karşı davacılar)'dan alınmasına, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy