(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2005 tarih ve 2002/229-2005/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davalı avukatı gelip, davacı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü;
Davacı vekili, yağmur ve şiddetli fırtınaya bağlı olarak davalıya sigortalı olan müvekkiline ait işyerinde oluşan hasarın talebe rağmen tazmin edilmediğini ileri sürerek, 30.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun fırtına tanımına girmediğini ve sigorta güvencesi dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, Meteoroloji İdaresi cevabına ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, 25.07.2001 tarihinde rüzgar hızının 12,3 metre/saniye hızla estiği ve fırtına niteliği taşımadığı, oluşan rizikonun fırtına klozu uyarınca sigortacının sorumluluğunu gerektirmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karan, davacı vekili temyiz etmiştir.
Meteoroloji Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 07.04.2004 havale tarihli raporda rizikonun gerçekleştiği 25.07.2001 tarihinde meydana gelen hava olayının 10.500 metre uzaklıktaki Çorlu Meteoroloji İstasyonu'nda yapılan ölçüm verilerine göre fırtına tanımına girecek anlamda 17,2 m/sn. şiddetindeki rüzgar hızından düşük değer saptanmış olsa da, meteoroloji istasyonundan uzakta farklı lokal etki altında bulunan sigortalı işyerinde fırtınanın yaşanmış olabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, sigortalı işyerinin dosyada bulunan fotoğraflardan belirlenmesi mümkün bina ve çatı özellikleri, bulunduğu konum ve ölçümün yapıldığı meteoroloji istasyonuna olan mesafe ve ekspertizce saptanan zararın niteliğine nazaran inşaat ve meteoroloji mühendislerinden oluşturulacak bilirkişiler kurulundan alınacak raporla rizikonun poliçedeki fırtına klozu kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, değinilen yönler açıklığa kavuşturulmadan ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy