(818 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2004 tarih ve 2001/924-2004/1390 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.10.2006 gününde davacılar avukatı Ali Yüksel ile davalı avukatı M. Ali Ersoy gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili; müvekkili Mümin ile davalı gerçek kişiler arasında davalı şirketin %50 hissesinin müvekkiline devri konusunda adi yazılı ön anlaşma imzalandığını ve şirketin değer takdir edilerek %50 hisse bedeline karşılık 40.000.-USD'nin peşin olarak ödendiğini, hisse devrinin Nisan 2001'de noterde tekemmül ettirilmesi gerektiği halde bu güne kadar devrin tekemmül ettirilmediğini ayrıca, özel protokol ile müvekkili Mümin'e ait 34 ... 92 plakalı aracın müvekkiline teslim edilmediği gibi çalışmasının da engellendiğini ve kazanç kaybına uğradığını, yine her iki müvekkilince davalılara 59.514.-USD borç para verildiği halde iade edilmediğini, bu yüzden manevi zarara da uğradıklarını ileri sürerek, adi yazılı sözleşmesinin iptali için 40.000.-USD hisse bedelinin 59.514.-USD borç para ve 17.700.-USD kira ve gelir kaybının 18.01.2001 tarihinden itibaren yıllık %12 faizi ile birlikte tahsilini, şirket adına tescilli aracın kaydının iptali ile davacı Mümin adına tescilini, bu talep kabul edilmez ise araç bedeli 50 milyar TL'nın 10.01.2001'den itibaren ticari faiz ile birlikte, ayrıca 10 milyar TL manevi tazminatından faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile borç verilen para tutarını 170.532.-USD olarak istemiştir.
Davalılar vekili; davalı şirketin sözleşmede imzası olmadığını ve husumet düşmeyeceğini, 18.01.2001 tarihli protokolde diğer davalıların imzasının bulunmadığını, 40.000.-USD hisse bedelinin ödendiğine ilişkin somut delil bulunmadığını, aracında davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, borç para verildiği iddiasının da dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan 18.01.2001 tarihli protokol ile davalı şirket ortaklarının %50 payı davacıya 40.000.-USD bedel karşılığı devretmeyi taahhüt ettikleri ve devir bedelini davacı Mümin'den aldıkları, protokolde 34 ... 92 plakalı aracın da davacı Mümin'e aidiyetinin kabul edildiği, ayrıca 15.01.2001 tarihli protokol ile de aralarındaki alacak otobüsünde borç ilişkisini belirledikleri, ancak, davalıların protokol gereğince pay devrini gerçekleştirmedikleri ve devir bedelini iade etmedikleri gibi otobüsün de davacıya tahsis edilmediği, davacının protokole güvenerek otobüsü dava dışı şirkete kiralamak amacıyla sözleşme imzaladığı, aracın halen davalı şirket adına tescilli olduğu ve şirket husumet yöneltilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, davalıların ihtarnameye rağmen edimlerini yerine getirmemesi üzerine davacı yanca haklı nedenlerle protokolün feshedildiği, bu çerçevede davalıların pay devri bedelini iade etmeleri gerektiği, aracın 3.şahıslara satılmış olması nedeniyle de araç bedeli 33.628.555.176.-TL ve aracın çalıştırılmamasından dolayı oluşan kar kaybı 28.154.072.500.-TL'dan davalıların sorumlu oldukları, 15.01.2001 tarihli protokol ile de davalılara verilen 70.532.-USD'nin iadesi gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, araç bedeli için dava, diğer istemler açısından temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere davalılardan müteselsilen tahsile karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.01.2001 hesap durumu belgesi ve 18.1.2001 tarihli protokolden kaynaklanmaktadır.15.01.2001 tarihli hesap durumu belgesini davacı Selim ile davalı Harun, 18.1.2001 tarihli protokolü ise davacı Mümin ile tüm davalılar imzalamışlardır.
Her iki belge ayrı ayrı alacak, borç kalemlerini içerdiğinden aktif/pasif husumet ehliyetinin belgeleri imzalayanlar açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
15.01.2001 tarihli hesap dökümünü davacı Selim ve davalı Harun imzaladığından içeriği ancak bu kişiler açısından hüküm ifade eder. O halde anılan belgeye dayalı olarak talep edilen borç paradan Harun dışındaki davalıların sorumlu tutulmalarının gerekçesi gösterilmediği gibi, davalı şirketin sorumlu tutulabilmesi için paranın şirket malvarlığına girip girmediği de araştırılmamış, davacı Mümin'in bu belgeye dayalı olarak dava hakkının bulunup bulunmadığı da tartışılmamış olmakla kararın bozulması gerekmiştir.
3- 18.01.2001 tarihli protokol ile davalılar Harun, Ömer ve Hayri, şirketteki paylarından %50'sini davacı Mümin'e 40.000 USD bedelle devretmeyi taahhüt etmişler, devir bedelini Mümin'den almışlardır. O halde davacı Selim'in ödemediği pay devir bedeli açısından aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Davalı şirketin payları diğer davalılara ait olduğundan pay devir bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulması doğru değildir. Diğer davalılar ise şirketteki paylarından devretmeyi taahhüt ettikleri payları oranında devir bedelinde sorumlu olmalarına rağmen tümünden müştereken/müteselsilen sorumluluklarına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Protokol ile 34 ... 92 plakalı aracın davacıya ait oldu belirtilmiş, ancak araç daha sonra davalı şirket adına tescil ettirilerek dava dışı 3. şahsa satılmıştır. Araç bedeli bilirkişi tarafından 27.500.000.000.-TL olarak belirlenmiş ve bu rapora davalı yan itiraz etmemiştir. O halde bu miktar yerine daha yüksek bir bedelin tazminat olarak ödenmesine karar verilmiş olması da doğru görülmediğinden kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy