(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.03.2005 tarih ve 2004/117-2005/40 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.10.2006 gününde davacı avukatı F.Ç. ve davalı avukatı E.Ç. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin Yap-İşlet-Devret modelli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmeye bağlı olarak müvekkilinin sözleşmenin yap kısmını ifa ettiğini, işlet kısmının ise müvekkilince feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnamede Reçete konusunun aynen müteahhit marifeti ile üretilen roş cevher, jig roş cevher ve briket cevherlerin her birisinin ayrı ayrı ve bu üç maddenin karışımının fiziksel, kimyasal (tenör, mukavemet, aşınma dayanımı, tane boyutu, nem ve toz oranı) v.s. özelliklerinin ve aylık program üretim miktarlarının tonajlarının önceden kontrol teşkilatı tarafından her ay yeniden belirlenerek müteahhide verilen ve müteahidin mutlak surette uymak zorunda olduğu belge olarak tanımlandığını, yine sözleşme ve şartname hükmü gereğince her ay müteahhide kontrol teşkilatı tarafından verilecek bu reçetenin sözleşme ve eklerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, müvekkilinin çalışmalarına başladığı, 1999 yılı Kasım ayı itibariyle davalının kendi bünyesinden oluşturduğu teknik bir heyet vasıtasıyla adı geçen tesiste yapılabilecek ve uygulanabilecek gerçekçi tozlanma oranı ve karışım tenörlerinin tespit edilerek bu değerlerin reçeteye yerleştirildiğini ve çalışma süresinde uygulamanın bu yönde devam ettiğini, ancak, davalı kurumdaki yönetim değişikliği ile birlikte, yeni yönetim tarafından oluşturulan teknik kadronun yeni yöneticilerin güdümü ile reçetelerdeki tozlanma ve tenör değerlerini değiştirdiğini, bu değerlerin hiçbir deney ve gözleme dayanmadığını, oysaki önceden belirlenen karışım oranları ve tenörlerin müvekkili açısından kazanılmış hak oluşturduğunu, davalının belirlediği oranların tutturulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketten (toz oranı cezası, karışım oranı cezası ve karışım tenör cezası) olarak kesilen 99.880 USD'nin davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toz oranı cezası olarak kesin alacaktan (750) USD, karışım tenör cezası olarak kesilen alacaktan (50) USD'nin faiziyle ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan işlemin tamamen sözleşmeye uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran alınan bilirkişi raporu ve ek raporundan ayrılınarak, sözleşme ve eklerinin ayrılmaz bir parçası olan ve müteahhidin mutlak surette uymak zorunda olduğu reçetelerde kontrol teşkilatı tarafından belirlenen (-5,6) ve (-5,0) mm larve boyutunun, Teknik Şartnamenin Ölçüm ve Ödemeye Esas Cevher Üretim Miktarı başlığını taşıyan 3.1.1.4 maddesinde belirlenen (Sig Roş, - 20 + 3 mm) oranları arasında olduğu, işleri basiretli ve sorumlu bir meslek adamı olarak fenne ve teknik detaylara uygun olarak gerekli dikkat ve özeni göstererek ve yöntemlerini uygulayarak çalıştığında reçetelerde verilen (-5,0 mm) ve (-5,6 mm) için verilen %7 toz oranının altında ve çok altında tozlu üretim yaptığı, roş cevher, jig roş cevher ve briket cevher karışım oranını ve karışım tenörünü tutturduğu böylece bu değerlerin fiilen tutturulabileceğinin mümkün olduğu, ancak fenne ve teknik detaylara uygun olarak çalışılmadığı zaman reçetelerde verilen toz oranının üzerinde üretim yaptığı, cevher karışım oranını ve karışım tenörünü tutturamadığı, davalının davacı müteahhide bu cevher için bir ödeme yapmadığı, ayrıca davalı tarafından müteahhit hakkında birim fiyatının %30'u oranında temin cezası uygulanacağına dair sözleşmenin 11.3 maddesi, 20. maddesi ve Özel Şartnamenin 7. maddesi hükümleri doğrultusunda ve bu oranlar içinde takdir hakkını kullanarak cezalar uyguladığı, yapılan işlemlerde sözleşme ve eki şartname hükümlerine uygun davranıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşme ile taahhüt altına girdiği ve sözleşmede ayrıntılı olarak belirtilmeyen, üretim sonucunda roş cevher, jig roş cevher ve briket cevherlerin her birinin ayrı, ayrı ve ayrıca üçünden oluşturulacak karışımın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ne olması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Davacının toz oranı ceza kesintisi, tenör cezası kesintine yönelik istemlerinin bilirkişi rapor ve ek raporunda haklılığı belirtilmiş, karışım oranı cezası olarak kesilen miktardan dolayı ise bir alacağının olmadığı vurgulanmış, mahkemece uyuşmazlığın hukuki nitelik arz ettiğinden bahisle bilirkişi rapor ve ek raporu dikkate alınmamıştır. Oysa sözleşmenin yorumu hukuki mahiyet arz ediyor ise de, işin yapımının teknik boyutu vardır ve sözleşme kapsamında kalan işlerin yapılabilirliği bu konuda uzman bilirkişilerin görüşünün alınmasını zorunlu kılmaktadır. Burada öncelikle vurgulanması gereken, davaya konu kromit cevheri davacı tarafından üretilmemekte, tam tersine davalı tarafından bir şekilde elde edilip fabrika stok sahasına getirilen cevher davacı tarafından işlenmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda da vurgulandığı üzere Yap-İşlet-Devret modellemesi ile kurulan tesisin amacının E. Krom A.Ş.'ye ait ark fırınlarına standart ve düzenli olarak karışım cevher beslemek olduğu görülmektedir. Bu amaçla kurulan tesisin istenen standartlarda çalışması ve istenen ürünün hazırlanarak fırınlara verilmesi bir zorunluluktur. Bu nedenle reçetelerde talep edilen hammaddelerin istenilen özelliklerde olmasına yönelik sözleşme ve ekleri hükümleri doğrudur. Ancak, davacının reçetelerde yer alacak talep ve düzenlemelerin sözleşme ve eklerine aykırı olamayacağı gibi iyi niyet kurallarına da aykırı olmaması gerekir ve sözleşmede yer almayıp da reçeteye bırakılan konuların fiilen gerçekleştirilmesi mümkün olan talepleri içermesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, cevher davalı tarafından temin edildiğine göre davacının taahhüt ettiği işleme sırasında/sonrasında oluşan toz ve tenör oranında temin edilen cevherin niteliğine uygun olması hakkaniyet gereği zorunludur, yoksa davalı fiilen gerçekleştirilmesi imkansız oranları reçetelere yazarak bu oranların gerçekleştirilmesini davacıdan talep edebilir. Öncelikle, kromit cevherin davacı tarafından üretilmemesi nedeniyle davacının iş yerini ve yapılacak işi görerek kabul ettiği yolundaki mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığı gibi, davalı tarafından talep edilen reçetelerde yer alan -5,6 mm maden boyutu teknik şartnamenin 3-1-1-4. maddesinde belirlenen ölçülere uygun olmadığından, mahkemenin -5,6 mm maden boyutunun sözleşmeye uygun olduğu yolundaki görüşünde de isabet bulunmamaktadır. Davacının istenildiği zaman davalı tarafından istenilen boyutları tutturduğu yolundaki görüşü ise salt evrak üzerinden ulaşılan bir sonuç olup, yapılan işin teknik boyutunu değerlendirmemektedir, oysa bu konuda da teknik bilgi sahibi olunması zorunlu bulunmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkemece davanın reddine dayanak olarak gösterilen gerekçelerde isabet bulunmadığından, yazılı şekilde ve hatalı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, takdir edilen 450.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy