(6762 S. K. m. 1299) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2005 tarih ve 2004/133 - 2005/48 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı müvekkiline ait aracın meydana gelen kaza sonucu tamamen hasarlandığını, sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 10.000.000.000.-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın haricen satıldığını, durumun müvekkiline bildirilmediğini, sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş sayılacağını, kazanın ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediğini, aracın teminat dışı kalacak şekilde hasarlandığını, hurda değerinin tazminattan mahsubunun gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sigortalı aracın kaza tespit tutanağında açıklandığı şekilde hasarlandığı, davalının aksine kanıt sunmadığı, gerçek zararın belirlendiği, kazanın ihbar edilerek hasarın tespitinin yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.476.979.200.-TL'nin 16.08.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalı aracın tamamen hasarlı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın 3.3.1.2'nci maddesinde onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıtın tam hasara uğramış sayılacağı, değeri tamamen ödenen araç ve aksamının, talep ettiği takdirde sigortacının malı olacağı düzenlenmiştir. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlüğü altında olup sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesi istenmedikçe, sigortacı sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp hurda bedelinin tazminattan düşülmesini isteme hakkına sahip değildir. Ancak, somut olayda davacı vekili, 04.08.2004 tarihli dilekçesinde sigortalı aracın müvekkili tarafından tamir ettirilerek kullandığını açıkladığına göre, hurdanın kendisinde kalmasını istediğinin kabulü gerekir. O halde, mahkemece sigortalı aracın hurda bedelinin tespit ettirilip, tazminat bedelinden düşülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy