(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çarşamba Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.06.2004 tarih ve 2003/297-2004/263 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif tarafından, kooperatif ortağı olan müvekkili aleyhine sözleşmeye dayalı olarak icra takibi yapıldığını, ancak kooperatifin alacağını Ziraat Bankası'na temlik etmesi nedeniyle alacaklı sıfatını yitirdiğini, ayrıca müvekkilinin ödemelerinin takipte nazara alınmadığını ileri sürerek, takibin iptalini, %40 tazminatın davalıdan tahsilini, bu talepler yerinde görülmez ise borcun miktarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davalının alacağını Ziraat Bankası'na temlik ettiği ve alacaklı sıfatını yitirdiği belirtilerek verilen davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizce, anılan borcu kooperatifin davalı bankadan kendisinin kredi olarak alıp ortağı davacıya tahsis ettiği bu nedenle alacağını tahsile hakkı olduğu, talep edebileceği miktarın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı kooperatife 1.107.900.000 TL asıl alacak ve 761.161.840 TL işlemiş faiz borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip dosyasında bu miktar üzerinden borçlu olduğunun tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının alacağını temlik etmesi nedeniyle alacaklı sıfatını yitirdiği ve davacı ortağın yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığı iddiasına dayalı olarak icra takibinin iptali, bu talep yerinde görülmezse borç miktarının belirlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece davacının kooperatife olan toplam borcu belirlenerek talep edilen miktardan düşülmesi ve menfi tespit şeklinde bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, olumlu tespit şeklinde hüküm kurulması mümkün olmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davacı, müşterek ve müteselsil borç senedinde faiz oranlarının artırılması halinde, yeni oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesini kabul ve taahhüt etmiştir. Davalı kooperatif, bu krediyi banka aracılığıyla vermektedir. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğü'nün genelgeleriyle faiz oranları Ziraat Bankası düzenlemesi sonucu artırılmış ve icra takibi %97 faiz oranı üzerinden yapılmıştır. Mahkemece borç senedi hükümleri doğrultusunda davacının borcu olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken artan faiz oranları dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy