(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 779, 780) (Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 16, 23, 26, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2000/436-2005/20 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.10.2006 gününde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı (K.Davalı) vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete ait malların Paris'e taşınması işini gerçekleştirdiğini, 01.01.1999-31.10.1999 tarihleri arasında yapılmış taşımalara ilişkin davalı şirket borçlarının cari hesaplarına borç olarak kaydedildiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacaklının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise müvekkiline karşı değil taşımayı ve teslimi bizzat üstlenen son taşıyıcı aleyhine açılmasının gerektiğini, taraflar arasında kararlaştırılmış bir taşıma süresinin bulunmadığını, malın makul sürede taşındığını, CMR'nin 30/3. maddesi uyarınca 21 gün içinde taşımaya bildirilmeyen gecikmeler için tazminat ödemeyeceğinin açık olduğunu, malın alıcı tarafından alınmamasının taşıyıcının sorumluluğunu gerektirmeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı (K.Davacı) vekili, müvekkili şirketin mallarının Paris'e taşınmasına ilişkin olarak taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili şirkete ait 02.09.1999 tarihli faturalı malların davalı tarafından 03.09.1999 tarihinde teslim alınıp, alıcısına 24.09.1999 tarihinde 21 gün sonra teslim edildiğini, yine müvekkiline ait 09.09.1999 tarihli faturalı malların davalı tarafından 10.09.1999 tarihinde teslim alındığını, ancak mal alıcısının önceki malın geç teslim edilmiş olması nedeniyle bu ikinci grup malı teslim almadığını, malın halen davacının Paris'teki deposunda bulunduğunu, TTK.nun 779 - 780 maddeleri uyarınca taşıma ücreti alacağının tamamen düştüğünü, mal alıcısının geç teslim nedeniyle satılan diğer malların bedellerinden %40 fiyat indiriminde bulunarak ödeme yaptığını, bu indirim tutarının (120.750) FRF ve halen davacı (K.davalı) elinde bulunan mal bedeli (30.000) FRF toplamı (150.750) FRF'nin TL karşılığının faiziyle birlikte davacı (K.Davalıdan) tahsiline, asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki taşıma ilişkisine bağlı olarak davacının talep edebileceği alacak miktarının 7.034.138.655 TL olduğu, davalının ise talep edebileceği karşı dava konusu tazminat miktarının 17000 DEM ve karşılığının (512.844.100) TL olduğu, bunların takas ve mahsubu suretiyle asıl davanın tahsilden sonraki bakiye miktar üzerinden kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının Tuzla İcra Müdürlüğü'nün 2000/174 Esas sayılı takibe itirazının iptali ile takibin takas ve mahsuptan sonra kalan (6.521.294.555) TL alacak aslına ilk icranın başladığı tarihten itibaren %80 ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, aşan istemin reddine, karşı davanın ise takas-mahsubun asıl davada yapılmış olması nedeniyle reddine, asıl davada hüküm altına alınan miktarın %40'ı tutarı olan (2.608.517.822) TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı (k.davacı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme ilamının başlığında davanın taraflarının ters gösterilmiş olmasının maddi hata niteliğinde olup, mahallince düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, taşıyıcının talimat alma yoluna başvurmadan doğrudan doğruya yükü boşaltma hakkının (CMR. 16/II mad.) var olmasına, CMR'nin 23/V maddesi uyarınca mal varlığı zararının ispatlandığı oranda taşıyıcı taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeme zorunda ise de, CMR'nin 23. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için TTK'dan farklı olarak zararın varlığının gerekmesine ve taşıma süresinin birkaç misli geçirilmiş olmasının başkaca zararın tazminine imkan tanımamasına, CMR'nin 26. maddesi uyarınca teslimde özel bir çıkarın taşıma senedine derç edilmemiş olmasına ve CMR'nin 29. maddesi kapsamında taşıyıcının kastı veya kasta eşdeğer kusuru bulunduğunun iddia ve ispat edilmemiş olması karşısında davalı (k. Davacı)'nın mahsup isteminin kısmen dahi olsa kabulü doğru değilse de davacı (k.davalı) tarafın temyiz isteminin bulunmamasına göre, davalı (k.davacı) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı (k.davacı) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 381.86 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy