(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.11.2004 tarih ve 2003/29-2004/1154 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkilinin şoför esnafı olmadığı, taşımacılık yapmadığı, bakkallıkla uğraştığı gerekçesiyle 25.07.2002 tarihinde üyelikten ihraç ettiğini, alınan kararın yasaya uygun bulunmadığından geçersiz olduğunu ileri sürerek anılan ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ortaklık şartlarını yerine getirmesi için uyarıda bulunulmasına rağmen davacının buna uymadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yitirmiş olduğu ortaklık şartlarını ihtarnamede verilen on günlük süre içinde yerine getirmediği, davalının ihraç kararının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 25.07.2002 tarihinde alınan üyelikten ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı hakkında daha önce alınan 11.09.1996 tarihli ihraç kararının iptali istemine ilişkin davada mahkemece, ortak olan davacının aracını herhangi bir nedenle elinden çıkartması üzerine ortaklıktan ihracına karar verilebilmesi için davacıya yeni bir araç alması açısından ihtarname keşide edilerek temerrüde düşürülmesi gerektiği, bu yapılmaksızın doğrudan ihraç kararı alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmiş, karar davalı kooperatif vekilinin temyizi üzerine Dairemizce de onanmak suretiyle kesin hüküm halini almıştır. Söz konusu karar üzerine davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen 02.07.2002 tarihli ihtarnamede ortaklık şartlarını on gün içinde yerine getirmesi istenmiştir. Ancak, davacının bu ihtardan önce 07.06.2002 tarihinde noterden yapılan kati satış sözleşmesi ile kooperatifin amacına uygun bir araç satın aldığı ve davalı kooperatif tarafından davacının ihracına ilişkin olarak alınan 25.07.2002 tarihli yönetim kurulu kararında davacının araç satın aldığına ilişkin belgelerin kooperatife intikal ettiğinin belirtilmesine rağmen davacının bu kez de bakkaliye işiyle iştigal ettiği gerekçesiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiştir. Oysaki kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarname kesinleşen mahkeme kararında temas edilen hususları içermeyip, tanınan sürenin ne amaçla verildiği belli olmadığı gibi, somut olayın koşullarına göre verilen süre makul bir süre de değildir. Bu durumda, davacının ihtardan önce kooperatifin amacına uygun araç satın aldığı ve minibüs işletmeciliği faaliyetinde bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile yasal olmayan ihtara dayalı ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy