(1086 S. K. m. 67, 163)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2005 tarih ve 2004/757-2005/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 18.7.2003 tarihli genel kuruluna müvekkili temsilcilerinin usulüne uygun vekaletname ibraz etmelerine rağmen alınmadıklarını, müvekkilinin bilgi alma hakkının bertaraf edildiğini ileri sürerek müvekkilinin yokluğunda, hukuka ve usule aykırı şekilde alınan bilançonun tasdiki, kar-zarar tablolarının tasdiki, yönetim-denetim kurulunun ibrasına ve kar dağıtılmamasına dair genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı vekilinin kendisine verilen kesin süre içinde vekaletnamesini ibraz etmediği, vekaletnameyi kesin sürenin son gününe rastlayan 10.12.2004 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiğini belirtmesine rağmen vekaletnamenin gönderilme tarihinin 13.12.2004 ve harçlandırma tarihinin 16.12.2004 olduğu gerekçesiyle HUMK. nun 67/C-3 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davayı açan davacı vekilleri vekillikten çekildikten sonra 30.11.2004 tarihli celsede yeni davacı vekiline vekaletname ibrazı için kesin mehil verilmiş ve süresinde gereği yerine getirilmediğinden bahisle HUMK. nun 67/1.c-3 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HUMK. 163. madde hükmü uyarınca, mahkemece verilen mehillerin açık ve kesin olması, tarafların yapması gereken hususların onlar tarafından yerine getirilebilecek durumda bulunması, ayrıca önele uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir. Aksi halde, verilen mehil sonuç doğurmaz ve hak düşürücü bir süre olarak kabul edilmez. Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline yurt dışında olan müvekkilinden vekaletname istemesi ve alıp ibraz etmesi için verilen 10 günlük kesin süre makul olmadığı gibi kesin mehilin sonucu açıklanıp ihtar edilmediğinden böyle bir ara kararını yerine getirmeyen tarafın bu durumun sonuçlarından sorumlu tutulması düşünülemez. Bu itibarla ve verilen süreden sonra da olsa vekaletname ibraz edildiğinden, işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy