(6762 S. K. m. 34) (6183 S. K. m. 62) (Ticaret Sicil Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 13. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.04.2005 tarih ve 2004/556-2005/180 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin bünyesinde bulunan ve çeşitli şirketlerde yönetici pozisyonunda görev yapmakta olan Selim Gülmen'in yönetim kurulu üyeliğinden istifa eteğini, şirket yönetim kurulunun istifayı kabul ettiğini, istifa edenin yerine görev yapmak üzere Birol Kaplan'ın seçildiğini, TTK. nun 35 inci maddesi hükmünce yeni üyenin üçüncü şahıslara duyurulması ve imza beyannamesinin tasdik ve ilan edilmesine ilişkin yapılan başvurunun davalı tarafından reddedildiğini, bu hususta Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu nezdindeki girişimlerinin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, anılan red kararının iptali ile yönetim kurulu kararının tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın denetiminde olduğunu, alınması istenen tedbir ve talimatlara uymakla yükümlü bulunduğunu, dava konusu olayda da Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu'nun konuya ilişkin yazısı doğrultusunda işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki delillere göre, kanunlarda yönetim kurulu üyeliğinden istifa edilemeyeceği şeklinde emredici bir kuralın söz konusu olmadığı ve yeni seçilen üyenin görev yapabilmesi için üçüncü kişilere duyurunun gerekli olduğu, buna göre red kararının yasa ve tüzüğe uygun olmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne, red kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın davalı ticaret sicil memurluğu tarafından tescil edilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve tescilin sağlanması istemine yöneliktir.
TTK. nun 34 üncü maddesi ile Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 28 inci maddesine göre sicil memuru tescil için aranan kanuni şartların mevcut olup olmadığını resen araştırmakla görevlidir.
Somut olayda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 19.02.2002 tarihli yazı ile Etibank A.Ş.nin eski ortaklarının tüm mal ve haklarına 6183 sayılı Kanun'un 62 nci maddesine göre haciz konulduğu belirtilerek bu kişilerin ortaklık veya herhangi bir şekilde bağlantılarının bulunduğu tespit edilen şirketler hakkında ilan ve tescil işlemlerinin yapılmaması istenilmiş, son olarak 11.05.2004 tarihli yazı ile de, sadece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu lehine menkul rehni ve ipotek tesis edilebilmesi amacıyla sınırlı olarak yetki verildiği bildirilmiştir.
Davacı şirket, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan yukarıda açıklanan işlemleri nedeniyle davaya konu işlemin gerçekleştirilmesi konusunda izin istemiş, ancak Fon tarafından olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmemiştir.
Kamu tüzel kişiliğini haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun yukarıda açıklanan işlemlerinin, kendisi veya yargı mercileri tarafından iptal edilmediği müddetçe uygulanması zorunludur. Somut olayda da bu şekilde verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı ve idari işlem mevcudiyetini muhafaza ettiği cihetle, davalı ticaret sicil memurluğu tarafından bu idari işlem gözetilerek tescilden kaçınılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy