(818 S. K. m. 179, 180) (233 S. KHK. m. 4, 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2004/408-2005/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, daha önce müvekkili kuruluşa bağlı olan Orta Anadolu linyitleri (OAL) İşletmesi'nin 21.06.2000 tarihli protokolde davalıya devredildiğini, Bakanlar Kurulu'nun 05.02.2001 tarihli kararı ile tüm hak ve borçlarının davalıya bırakıldığını, OAL İşletmesinde işçi olarak çalışan Mehmet Duran'ın 28.11.1993 tarihinden geçirdiği iş kazası sonucu kesinleşmiş mahkeme kararı gereği müvekkilinin icra dosyasına 5.604.800.000.-TL ödediğini, YPK kararı ve protokol gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 56.962.200.000.-TL'nın 24.07.2003 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, OAL işçisi Mehmet Duran'ın açtığı davada devrin dava açıldıktan sonra gerçekleşmiş olması karşısında TKİ.'nin sorumlu olduğu tespit edilerek müvekkilinin sorumlu tutulmadığını kararın Yargıtay 21. Hukuk dairesi tarafından onandığını, reeskont faizi istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacıya ait işyerinin iş kazasından sonra, henüz dava sonuçlanmadan, YPK.nun 06.03.1998 sayılı kararı ile 01.07.2000 tarihi itibariyle davalıya devredildiği, devir protokolün de; davalardan doğacak sorumluluğun da devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, benzer bir durumda Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2003 tarih ve 1458/2366 sayılı kararında da belirtildiği üzere davacının işverenliği zamanında meydana gelen iş kazası sonucu oluşan zarardan davacının tek başına sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş kazası sonucu dava dışı işçiye ödenen manevi tazminatın rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Daha önce davacı kuruma ait bulunan Orta Anadolu Linyitleri İşletmesi'nin Yüksek Planlama Kurulu kararına istinaden taraflar arasında imzalanan 21.06.2000 tarihli protokolle davalıya devredildiği ve işletmenin davacı tarafından işletilmesi sırasında meydana gelen bir iş kazası nedeniyle davacı aleyhine açılan ve devir tarihinden sonra kesinleşen mahkeme kararıyla davacının işçiye ödemede bulunduğu yanlar arasında çekişmesiz olup, çekişme, işletmeyi devralan davalının bundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 sayılı KHK.'de saklı tutulan hususlar dışında Özel Hukuk hükümlerine tabidirler. (233 sayılı KHK. md. 4/2) Ne var ki, 233 sayılı KHK. teşebbüs, müessese ve diğer birimlerin tasfiye ve devrini düzenlemiş, fakat sorumluluk yönünden özel bir hüküm getirmemiştir. (Md.38/1) Hemen belirtilmelidir ki, 233 sayılı KHK. 4/2 hükmünde düzenlenen Özel Hukuk Kurallarının Uygulanması Kuralı yanında İktisadi Devlet Teşekküllerinin taraf olduğu devir, dönüşüm ve benzeri intikal hallerinde BK.179-180 hükmünün uygulanması yargı inançları ve öğretide benimsenmiştir. Bu durum karşısında İktisadi Devlet Teşekküllerinin taraf olduğu devir, birleştirme ve diğer intikal hallerinde BK.179-180 hükümleri uyarınca devre konu pasifler yönünden sorumluluğun doğacağında kuşku ve duraksamaya yer yoktur.
BK.nun 179. maddesi hükmüne göre bir işletmeyi aktif ve pasifiyle birlikte devralan kimse o işletmenin borçlarından sorumlu olur. Bu sorumluluk kanun hükmünden kaynaklanmakta olduğundan, devralan kendisi tarafından bilinmeyen borçlardan dolayı dahi sorumludur. Her ne kadar sözleşmenin taraflarının kendi iç ilişkileri bakımından bir kısım borçlardan devralanın sorumlu olmayacağını kararlaştırmaları mümkün ise de, dava konusu olayda yanlar arasındaki protokol bu yönde bir hüküm içermediğinden, davalı, davaya konu edilen işletme borcundan sorumludur.
O halde mahkemece, yukarda açıklanan hususlar gözetilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı olduğu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy