(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2005 tarih ve 2000/186-2005/138 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine Geniş Teminatlı İşyeri Poliçesi, Geniş Teminatlı Konut Poliçesi ve Cam Kırılma Poliçesi ile sahibi olduğu taşınmazı deprem rizikosu da dahil olmak üzere sigortalattığını, 17 Ağustos 1999 tarihli depremde meydana gelen zararın tamamen ödenmediğini, ileri sürerek şimdilik ödenmeyen 10.208.000.000 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline sigortalı taşınmazda deprem nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin ödendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından zarar tespiti yaptırılmış ise de hakem bilirkişi prosedürüne uyulmada ve sigorta şirketinin yazılı kabulü aranmadan yaptırılan tespite itibar edilemeyeceği, bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 997.275.000 TL. ve 456 Alman Markı karşılığı 126.178.392 TL'nın 17.12.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar bina hasarı yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde, Dairemiz emsallerine göre davacı lehine muafiyet hesabı yapılmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, Geniş Teminatlı İşyeri ve Geniş Teminatlı Konut poliçelerinden kaynaklanan ve deprem nedeniyle uğranılan bina ve eşya hasarının tazmini istemine ilişkindir. Anılan poliçede eşya için de teminat verildiği halde, eşyalarda oluşan hasar hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
3- Poliçe Genel Şartlarının B.3. maddesi gereğince, sigortacı belgelerin verilmesinden itibaren bir ay içinde hasar miktarını sigortalıya bildirmeli, 8.1. maddesi gereğince de kesinleşen tazminat miktarı en geç bir ay içinde ödenmelidir. Ekspertiz Raporu 11.11.1999 tarihinde hazırlanarak hasar miktarı belirlenmiş olup, bu tarihten en geç bir ay sonrasında sigorta tazminatının ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, en geç 12.12.1999 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, gerekçede 26.12.1999 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü belirtilip, hükümde 17.12.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy