(1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.09.2004 tarih ve 2003/27-2004/115 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken 31.5.1998 tarihinde haksız olarak ihraç edildiğini, 12.04.2000 tarihinde mahkemece ihraç kararının iptaline karar verildiğini, bu tarihler arasında kooperatif üyelerinin yararlandığı haklardan yararlanamayan, kesim ve sürütme yapamayan müvekkilinin 5.000.000.000.-TL'den fazla zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000.-TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 4.114.500.000.-TL'nin 31.05.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Karara esas alınan bilirkişi raporunda 1998-2002 yılları arasında kooperatif tarafından ortaklara ödenen kesme sürütme bedelleri tespit edilip, kesme sürütme işlerinde çalışan ve bu ödemelerin yapıldığı ortak sayılarına +1 ilave yapılmak suretiyle kişi başına düşen miktara göre davacının bu yıllarda elde edebileceği ortalama gelir (kazanç kaybı) hesaplanmıştır. Davalı kooperatif, kesme sürütme işinin 5'er kişilik gruplar halinde yapıldığını belirttiğinden, bu husus üzerinde durulmadan, davacının her ekipte çalışmış olduğu sonucunu doğuracak şekilde hesaplama yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı gözetilmeden, denetime elverişli olmayan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken davacının ihraç tarihi olan 31.5.1998 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy