(6762 S. K. m. 327, 354, 380, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.01.2005 tarih ve 1999/491-2005/23 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.10.2006 gününde davacı avukatı Rahmi Akyürek ile davalı avukatı Saniye Patır gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirkete % 33 pay ile ortak olduğunu, 12.07.1999 tarihli genel kurulda, yönetim kurulunun ibrada oy kullanmaması gerekirken oy kullandığını, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 12.07.1999 tarihli genel kurulun 3, 4 ve 5 numaralı gündem maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiş, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile şirket kayıtlarında bir usulsüzlük olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gündemin 5. sırasını teşkil eden yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın aynı zamanda yönetim kurulu üyesi oldukları anlaşılan ortak çoğunluğunun olumlu oyu ile alındığı, TTK.nun 374. maddesi uyarınca kendileriyle ilgili görüşmelerde rey hakları bulunmayan yönetim kurulu üyelerinin kendi kendilerini ibra etmelerine ilişkin genel kurul kararının iptali isteminin yerinde olduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının vasat bir ortağın anlayamayacağı verilerle işlenmiş olup, muhasebe usul ve esaslarına aykırı tutulmuş olduğu, bu hali ile şirketin gerçek gelir-gider durumunu yansıtan belgeler olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu nitelikteki defter ve kayıtlara dayanılarak düzenlenen bilançonun, faaliyet ve denetim raporlarının kabulüne dair genel kurul kararları ile şirket defterinin usulü çerçevesinde tutulduğuna ilişkin rapor düzenleyen denetçinin ibrasına ilişkin kararın iyiniyet kurallarına ve TTK.nun 327, 354 ve 380. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı anonim şirketin 12.07.1999 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurulu raporlarıyla bilançonun kabulüne, yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanamayacak olmasına, bu durumda yönetim kurulu üyeleri dışında tek oy kullanan davacı Hanifi'nin oyunun da menfi olmasına, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair gündemin 5. maddesinde alınan kararda karar nisabı bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı anonim şirketin 12.07.1999 tarihli genel kurul gündeminin 3, 4 ve 5. maddesinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Dava konusu 3, 4 ve 5. maddede denetçilerin ibrası hakkında görüşülen konular, iptali kabil kararlardır. Bu tür kararların iptaline karar verilebilmesi için, TTK.nun 381. maddesindeki şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Buna göre, genel kurul toplantısında hazır bulunup da, karara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçiren ortak, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere üç ay içinde iptal davası açabilir. Muhalefetin şerhinin, kararın alınmasından sonra tutanağa geçirtilmesi gerekmekte olup, kararlar henüz görüşülüp oylanmadan, peşinen kararlara muhalif kalmak mümkün değildir. Bu hususlar, dava şartı olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
12.07.1999 tarihli genel kurulda bizzat hazır olan davacı, gündemin 3. maddesi görüşülmeye başlandığı anda itirazlarını belirten bir dilekçe vermiş, alınacak kararlara muhalif kaldığını belirtmiştir. Gündemin 3, 4 ve 5. maddeleri görüşüldükten sonra alınan kararlara muhalif kalındığına dair bir şerh tutanakta bulunmamaktadır. Mahkemece, dava konusu genel kurulun 3 ve 4. maddeleri ile 5. maddede denetçinin ibrasına dair alınan kararların iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy